“Sürdürülebilir Kalkınmanın Hayata Geçirilmesi: 2030 ve Ötesi” başlıklı Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2026 yayımlandı. Rapora göre dünya, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşma yolunda hâlâ önemli ölçüde geride bulunuyor. Bununla birlikte, ülkelerin SDG çerçevesine yönelik küresel bağlılığının sürdüğü görülüyor.
193 Birleşmiş Milletler üyesinin SDG performansını izleyen raporda, bu yıl 169 ülke SDG Index sıralamasına dahil edildi. Değerlendirmede 123 gösterge kullanıldı.
Rapor, mevcut ilerleme hızıyla 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nın hiçbirinin 2030 yılına kadar tam olarak gerçekleştirilemeyeceğini ortaya koyuyor. Küresel ölçekte hedeflerin yalnızca yüzde 16,5’i ulaşılabilir rotada görünüyor.
En fazla geride kalınan alanlar arasında sürdürülebilir şehirler, deniz ve karasal yaşam, açlıkla mücadele ve sürdürülebilir tarım ile barış, adalet ve güçlü kurumlar başlıkları öne çıkıyor.
Uygulama ve Finansman Açığı Devam Ediyor
Rapora göre, Gönüllü Ulusal Değerlendirme sürecine bugüne kadar 190 ülkenin katılmış olması, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ülkelerin resmi politika gündeminde yer almaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak hedeflerin hayata geçirilmesi noktasında uygulama ve finansman açığı önemli bir sorun olmayı sürdürüyor.
Rapor, 2030 ve sonrası için daha net zaman planlarına, uzun vadeli yatırım programlarına, bölgesel iş birliklerine ve küresel kamu malları için yeni finansman araçlarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Enerji, eğitim, sağlık, şehirler, gıda ve dijital dönüşüm alanlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtiliyor.
En Güçlü İlerleme Asya’da
2015 yılından bu yana en güçlü SDG ilerlemesinin Doğu ve Güney Asya’da görüldüğü belirtiliyor. Çin ve Hindistan’ın SDG Index sıralamasındaki yükselişi raporda dikkat çeken gelişmeler arasında yer alıyor.
2026 SDG Index sıralamasında ilk üç sırayı Finlandiya, İsveç ve Danimarka alıyor. Ancak yüksek performans gösteren bu ülkelerde dahi iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı ve tüketim alışkanlıkları gibi alanlarda önemli sorunların sürdüğü ifade ediliyor.
Raporda ayrıca yüksek gelirli ülkelerin, kendi ulusal sınırları içinde daha iyi SDG skorlarına sahip olmalarına rağmen; ithalat, tüketim, plastik kullanımı, pestisitler, karbon ayak izi ve tedarik zinciri etkileriyle diğer ülkeler üzerinde olumsuz baskı yaratabildiği vurgulanıyor. Bu durum, “uluslararası sınır ötesi etkiler” başlığı altında önemli bir risk alanı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye SDG Index’te 77. Sırada
Raporda Türkiye’nin SDG Index skoru 70,2 olarak açıklandı. Türkiye, 169 ülke arasında 77. sırada yer aldı ve bölgesel/OECD ortalamasının altında kaldı. Türkiye’nin 2015’ten bu yana SDG skorundaki değişimi ise +1,2 puan olarak kaydedildi.
Raporda Türkiye açısından dikkat çeken başlıklardan biri veri altyapısındaki gelişim oldu. Türkiye’nin veri eksikliği oranı yüzde 3 seviyesinde bulunurken, istatistiksel performans endeksi 2016’da 72,6 iken 2024’te 79,3’e yükseldi. Bu gelişme, sürdürülebilir kalkınma göstergelerinin izlenmesi açısından Türkiye’nin veri altyapısında ilerleme kaydettiğini gösteriyor.
Güçlü ve Gelişime Açık Alanlar
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2026’ya göre Türkiye’de yoksullukla mücadele, sanayi, inovasyon ve altyapı ile bazı sağlık ve eğitim göstergeleri güçlü veya nispeten olumlu ilerleyen alanlar arasında yer alıyor.
Buna karşılık insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, eşitsizliklerin azaltılması, sorumlu üretim ve tüketim, iklim eylemi, barış, adalet ve güçlü kurumlar ile amaçlar için ortaklıklar başlıkları gelişime açık alanlar olarak öne çıkıyor.
Raporda ayrıca Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmada ilerleme olduğunu düşünen yanıtlayıcı oranının düşük olduğu belirtiliyor. Bu bulgu, ülkedeki sürdürülebilir kalkınma ilerlemesine ilişkin algının sınırlı kaldığını gösteriyor.
Sürdürülebilir Kalkınma Raporu 2026, 2030 hedeflerine ulaşmak için yalnızca taahhütlerin değil; güçlü uygulama mekanizmalarının, finansman araçlarının, veri altyapısının ve uluslararası iş birliğinin de kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor.
