Türkiye’nin iklim politikaları ve yeşil dönüşüm sürecinde önemli bir aşama daha hayata geçti. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelikle birlikte Türkiye’de kurulacak ulusal karbon piyasasının işleyişine, sera gazı emisyon izinlerine, tahsisatların dağıtımı ve ticaretine, emisyonların izlenmesi ve doğrulanmasına ilişkin temel kurallar belirlendi.
Yeni sistem özellikle yüksek emisyonlu sanayi tesisleri açısından karbon yönetimini doğrudan üretim, yatırım ve maliyet kararlarının bir parçası haline getiriyor. Emisyon miktarlarının düzenli olarak izlenmesi ve doğrulanmasının yanı sıra işletmelerin emisyonlarına karşılık gelen tahsisatları teslim etmeleri gerekecek.
Hangi Tesisler ETS Kapsamına Girecek?
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi, Yönetmeliğin EK-1’inde belirtilen faaliyetleri gerçekleştiren Kategori B ve Kategori C tesislerini kapsıyor.
Tesisler yıllık sera gazı emisyonlarına göre üç kategoride sınıflandırılıyor:
- Kategori A: Yıllık emisyonu 50 bin ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha düşük tesisler,
- Kategori B: Yıllık emisyonu 50 bin tonun üzerinde ve 500 bin ton CO₂ eşdeğerine eşit veya daha düşük tesisler,
- Kategori C: Yıllık emisyonu 500 bin ton CO₂ eşdeğerinin üzerinde olan tesisler.
Buna göre yıllık emisyonu 50 bin ton CO₂ eşdeğerinin üzerinde bulunan ve EK-1 kapsamındaki faaliyetlerden birini gerçekleştiren tesisler ETS kapsamına alınacak.
Kapsamda; yakıtların yakılması, petrol rafinerileri, kok üretimi, demir-çelik, alüminyum, çimento, kireç, cam, seramik, kâğıt ve kimya gibi emisyon yoğun sanayi faaliyetleri bulunuyor.
Bazı Tesisler ETS Kapsamı Dışında Kalacak
Yönetmelikte bazı faaliyet ve tesisler için istisnalar da öngörülüyor. Okul, üniversite ve hastaneler ile savunma sanayi kuruluşlarına ait tesisler, ilgili faaliyetleriyle sınırlı olmak üzere ETS kapsamı dışında tutuluyor. Bununla birlikte bu tesislerin sera gazı emisyonlarını izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülükleri devam ediyor.
Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tesis bölümleri, yalnızca biyokütle kullanan tesisler ve yönetmelikte tanımlanan askerî unsurlar ise düzenlemenin genel kapsamı dışında yer alıyor.
Sera Gazı Emisyon İzni Zorunlu Hale Geliyor
ETS kapsamındaki işletmelerin sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetlerini sürdürebilmeleri için İklim Değişikliği Başkanlığından sera gazı emisyon izni almaları gerekecek. Birden fazla tesise sahip işletmelerin kural olarak her tesis için ayrı izin alması gerekirken aynı adreste bulunan birden fazla tesis için tek bir emisyon izni düzenlenebilecek.
İzin başvuruları Başkanlık tarafından en geç 60 gün içerisinde değerlendirilecek. Verilen emisyon izinleri beş yıl süreyle geçerli olacak. İşletmelerin izin süresinin sona ermesinden en az altı ay önce yenileme başvurusunda bulunması gerekecek. İşletmelere tanınan üç yıllık geçiş süresi ise Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten değil, 7552 sayılı İklim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesaplanacak. Gerekli görülmesi halinde bu süre iki yıla kadar uzatılabilecek.
Karbon Piyasasını EPİAŞ İşletecek
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında kurulacak karbon piyasasının işletmecisi Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) olacak. Sistemde iki temel piyasa yapısı bulunacak. Tahsisatlar ilk olarak ihale yöntemiyle birincil piyasada satışa sunulacak. İşletmeler daha sonra tahsisatlarını ikincil piyasada sürekli ticaret yöntemiyle alıp satabilecek.
Karbon fiyatlarında aşırı dalgalanmaların önüne geçmek amacıyla ayrıca piyasa istikrar mekanizması ve piyasa istikrar rezervi oluşturulacak. Karbon Piyasası Kurulu gerekli görmesi halinde tahsisatlar için asgari ve azami fiyat aralıkları belirleyebilecek.
İşletmeler Emisyonları Kadar Tahsisat Teslim Edecek
ETS kapsamında işletmelerin her bir tesis için doğrulanmış sera gazı emisyon raporunda yer alan emisyon miktarına karşılık gelen tahsisatı teslim etmeleri gerekecek. Tahsisatların, yükümlülük yılının kasım ayının son iş gününe kadar İşlem Kayıt Sistemi üzerinden teslim edilmesi öngörülüyor.
Tahsisat teslim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi halinde idari yaptırımlar uygulanacak. Bununla birlikte ceza uygulanması, eksik tahsisatların teslim edilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak. Teslim edilmeyen tahsisatlar takip eden telafi yılı yükümlülüğüne eklenecek. İşletmenin faaliyetini durdurması, tasfiye sürecine girmesi veya hakkında konkordato kararı alınması da tahsisat teslim yükümlülüğünü sona erdirmeyecek.
Emisyon Raporlaması ve İzin Süreçlerinde Yüksek Cezalar Öngörülüyor
Yeni düzenleme, emisyonların izlenmesi ve raporlanması ile emisyon izni süreçlerinin işletmeler tarafından yakından takip edilmesini gerektiriyor. Doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun süresi içerisinde sunulmaması durumunda tesisin emisyon kategorisine göre 627 bin 450 TL ile 6 milyon 274 bin 500 TL arasında idari para cezası uygulanabilecek. ETS kapsamındaki işletmeler açısından söz konusu cezalar iki katına çıkabilecek.
Sera gazı emisyon izni olmadan faaliyet gösteren ya da süresi sona ermiş veya iptal edilmiş izinle faaliyetlerini sürdüren işletmelere ise tesisin emisyon kategorisine bağlı olarak 1 milyon 254 bin 900 TL ile 12 milyon 549 bin TL arasında idari para cezası uygulanabilecek. Bu çerçevede emisyon verilerinin doğru şekilde toplanması, raporların zamanında hazırlanması ve izin süreçlerinin düzenli olarak takip edilmesi işletmeler açısından kritik önem taşıyor.
ETS İlk Olarak Pilot Uygulamayla Başlayacak
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin ilk aşamasında pilot uygulama dönemi yürütülecek. Pilot uygulamanın kapsamı, süresi ve uygulama esasları; ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek.
Pilot uygulama kapsamına dahil edilen işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 27 Ağustos 2026 tarihinden itibaren iki ay içerisinde elektronik ortamda İklim Değişikliği Başkanlığına sunmaları gerekecek. Başkanlık gerekli görmesi halinde bu süreyi altı aya kadar uzatabilecek.
ETS Kapsamındaki İşletmeleri Nasıl Bir Süreç Bekliyor?
Yeni dönemde ETS kapsamına girebilecek sanayi kuruluşlarının öncelikle tesislerinin faaliyet türlerini, üretim kapasitelerini ve yıllık emisyon miktarlarını Yönetmelikte belirlenen kriterler doğrultusunda değerlendirmesi gerekiyor.
Bu kapsamda işletmelerin;
- Emisyon kaynaklarını ve yıllık sera gazı emisyonlarını belirlemesi,
- Mevcut izleme ve veri toplama altyapısını gözden geçirmesi,
- İzleme Metodolojisi Planlarını hazırlaması,
- Doğrulama süreçlerine ilişkin gerekli altyapıyı oluşturması,
- Sera gazı emisyon izni başvuruları için gerekli hazırlıkları yapması,
- Tahsisat ihtiyacını belirlemesi,
- Olası karbon maliyetlerini finansal planlama ve yatırım kararlarına dahil etmesi önem taşıyor.
Karbon Yönetimi Sanayinin Rekabet Gücünü de Etkileyecek
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi ile birlikte sera gazı emisyonları yalnızca çevresel performans göstergesi olmaktan çıkarak işletmelerin maliyetlerini, yatırım kararlarını ve rekabet gücünü etkileyen ekonomik bir unsur haline geliyor.
Üretimden kaynaklanan emisyon miktarı yükseldikçe işletmelerin ihtiyaç duyacağı tahsisat miktarı ve buna bağlı karbon maliyeti de artabilecek. Bu durum, enerji ve kaynak verimliliği yatırımları ile düşük karbonlu üretim teknolojilerinin ekonomik değerini daha da artıracak.
Özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler açısından emisyon azaltım yatırımlarının, yenilenebilir enerji kullanımının, enerji verimliliği uygulamalarının ve düşük karbonlu üretim modellerinin uzun vadeli iş stratejilerine entegre edilmesi önem kazanacak.
Türkiye’nin ulusal karbon piyasasının pilot uygulamayla başlayacak olması, işletmelere yeni sisteme uyum sağlamaları için bir hazırlık dönemi sunuyor. Bununla birlikte emisyon izni, izleme, doğrulama ve tahsisat teslimi gibi yükümlülükler dikkate alındığında, ETS kapsamına girebilecek sanayi kuruluşlarının hazırlık çalışmalarına gecikmeden başlaması önem taşıyor.
