COP31’e Doğru: Türkiye’den İklim Eyleminde Somut Uygulama Vurgusu

COP31’e Doğru: Türkiye’den İklim Eyleminde Somut Uygulama Vurgusu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde yürütülen hazırlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin “Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon” yaklaşımıyla iklim taahhütlerini somut projelere dönüştürmeyi hedeflediği vurgulandı.

COP31 hazırlıkları kapsamında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile birlikte Antalya’daki konferans alanında incelemelerde bulunan Bakan Kurum, organizasyonun altyapı, ulaşım, güvenlik ve katılımcı hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı konferansın yalnızca uluslararası iklim müzakerelerine değil, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların ve yenilikçi çözümlerin paylaşılmasına da zemin oluşturacağı belirtildi.

COP31’e 85 Liderin Katılımı Bekleniyor

Bakan Kurum’un açıklamalarına göre, 9–20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek COP31 kapsamında 11–12 Kasım tarihlerinde Liderler Zirvesi düzenlenecek. Konferansa bugüne kadar 85 liderin katılım bildirdiği, yaklaşık 300 bakanın da Türkiye’yi ziyaret etmesinin beklendiği ifade edildi.

Toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek organizasyon, Mavi Bölge ve Yeşil Bölge olmak üzere iki ana bölümden oluşacak. Resmî iklim müzakerelerinin yürütüleceği Mavi Bölge için 159 pavilyon ve 90 delegasyon ofisi başvurusunun onaylandığı açıklandı. Bu sayının COP organizasyonları tarihindeki en yüksek başvuru düzeyine ulaştığı belirtildi.

Konferans alanında iki genel kurul salonu, 28 toplantı salonu ve altı özel etkinlik alanı hazırlanırken organizasyon kapsamında 300’ün üzerinde basın toplantısının gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Yeşil Bölge’de Sürdürülebilirlik Uygulamaları Tanıtılacak

COP31’in Yeşil Bölgesi, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanındaki çalışmalarının uluslararası katılımcılarla buluşturulacağı önemli bir alan olarak tasarlandı.

Yeşil Bölge kapsamında sergiler, etkinlikler, teknoloji alanları ve eğitim faaliyetleri düzenlenmesi planlanıyor. Özellikle gençlerin teknoloji ve inovasyon çalışmalarına katılımını destekleyecek uygulamalara yer verilmesi hedefleniyor.

Organizasyonun öne çıkan başlıklarından birini de Sıfır Atık uygulamaları oluşturuyor. Bu kapsamda konferans alanında Sıfır Atık Müzesi ve atıksız mutfak uygulamalarına yer verilirken Antalya’nın Solak, Demirciler ve Ormana köylerinin Sıfır Atık köyleri olarak organizasyona hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Konferans süresince bir milyondan fazla ziyaretçinin etkinlik alanına gelmesi bekleniyor. Ayrıca 154 ülkeden yaklaşık 45 bin gönüllülük başvurusu alındığı ve Türkiye’den yaklaşık 2 bin sivil toplum kuruluşunun organizasyonda yer alacağı açıklandı.

Sürdürülebilir Ulaşım ve Kalıcı Altyapı Yatırımları

COP31 hazırlıklarında çevresel sürdürülebilirlik ilkelerinin ulaşım ve altyapı planlamasına da yansıtıldığı belirtildi.

Bu kapsamda Antalya’da 38 kilometrelik yol yenileme çalışması gerçekleştirilirken konferans alanına ulaşımın yedi karayolu güzergâhı ve tramvay hattı üzerinden sağlanması planlandı. Katılımcıların taşınmasında düşük emisyonlu otobüsler ve elektrikli servis araçlarından yararlanılması hedefleniyor.

Bakan Kurum, gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının yalnızca konferans süresince değil, organizasyon sonrasında da Antalya’ya hizmet etmeye devam edeceğini ifade etti. Mavi Bölge’de inşa edilen 35 bin metrekarenin üzerindeki kalıcı yapıların ve yenilenen ulaşım bağlantılarının gelecekte ulusal ve uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapılmasını desteklemesi bekleniyor.

COP31’in Antalya’da yaklaşık 2 milyar ABD doları doğrudan ekonomik hareketlilik oluşturacağı, çarpan etkisiyle toplam katma değerin ise 3–4 milyar ABD dolarına ulaşabileceği öngörülüyor.

Türkiye’den “Uygulama COP’u” Hedefi

Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde iklim taahhütlerinin somut uygulamalara dönüştürülmesini önceliklendirdiğini belirtti.

Türkiye’nin “Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon” yaklaşımı doğrultusunda şekillendirilen COP31’in, ülkeler arasında iş birliğini güçlendirmesi ve iklim politikalarının uygulanmasına yönelik kalıcı sonuçlar üretmesi hedefleniyor.

Bu çerçevede, Paris Anlaşması kapsamında ortaya konulan hedeflerin hayata geçirilmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede somut projelerin geliştirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması önem taşıyor.

Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31’in yalnızca konferans tarihleriyle sınırlı olmayan, uzun vadeli iklim politikalarına katkı sağlayan bir süreç olması amaçlanıyor.

Kaynak: T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş