Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan 2026 Emisyon Açığı Raporu, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırma hedefinin giderek uzaklaştığını ve mevcut iklim politikalarının gerekli emisyon azaltımlarını sağlamada yetersiz kaldığını ortaya koydu. Rapora göre, küresel sıcaklık artışının 1,5°C sınırını aşması artık kaçınılmaz görünürken, alınacak önlemlerin kapsamı ve hızı, bu aşımın büyüklüğünü ve süresini belirleyecek.
Raporda, küresel sera gazı emisyonlarının 2025 yılında 58,4 milyar ton karbondioksit eşdeğerine (CO₂e) ulaştığı belirtildi. Bu miktar, 2024 yılına kıyasla yaklaşık 0,1 milyar tonluk sınırlı bir düşüşe işaret etse de hesaplamalardaki belirsizlikler nedeniyle küresel emisyonların zirveye ulaştığı veya kalıcı bir düşüş eğilimine girdiği henüz söylenemiyor.
Petrol, kömür ve doğal gaz kullanımından kaynaklanan karbondioksit emisyonları artmaya devam ederken, toplam emisyonlardaki sınırlı düşüşün büyük ölçüde arazi kullanımı ve ormancılık kaynaklı emisyonların azalmasından kaynaklandığı ifade edildi. Son on yılda 63 ülke emisyonlarını toplam 1,8 milyar ton CO₂e azaltırken, 124 ülkede toplam 7,2 milyar ton CO₂e artış yaşandı. Afrika Birliği hariç G20 üyeleri ise küresel emisyonların yaklaşık %76’sından sorumlu olmaya devam ediyor.
Mevcut İklim Taahhütleri Küresel Hedeflerin Gerisinde Kalıyor
Raporda, ülkelerin Paris Anlaşması kapsamında sunduğu ulusal katkı beyanlarının (NDC), küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için gereken azaltımların önemli ölçüde gerisinde kaldığı vurgulandı.
Küresel ısınmanın 1,5°C sınırını mümkün olan en düşük düzeyde aşmasını sağlayacak senaryoya göre, sera gazı emisyonlarının 2025 seviyelerine kıyasla 2030 yılına kadar %18, 2035 yılına kadar %45 ve 2040 yılına kadar %69 azaltılması gerekiyor. Buna karşılık, mevcut ulusal katkı beyanlarının eksiksiz uygulanması halinde 2030 yılına kadar yalnızca %5–8, 2035 yılına kadar ise %11–15 oranında azaltım sağlanabileceği öngörülüyor.
Bu senaryoya ulaşılabilmesi için 2025–2035 döneminde küresel emisyonların her yıl ortalama %5,7 oranında azaltılması ve küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık 2050 yılında net sıfır seviyesine ulaşması gerekiyor.
Mevcut Politikalar Dünyayı 2,8°C Isınmaya Götürüyor
UNEP’in değerlendirmesine göre, mevcut iklim politikalarının sürdürülmesi durumunda küresel sıcaklık artışının bu yüzyılda 2,8°C’ye ulaşabileceği ve sonrasında artmaya devam edebileceği öngörülüyor.
Ülkelerin ulusal katkı beyanlarını tam olarak uygulaması ve benzer azaltım çabalarını sürdürmesi halinde sıcaklık artışının 2,6°C ile sınırlandırılabileceği hesaplanıyor. Ulusal katkı beyanlarının yanı sıra uzun vadeli net sıfır emisyon hedeflerinin de gerçekleştirilmesi durumunda ise bu seviyenin 2,1°C’ye düşebileceği belirtiliyor.
Bununla birlikte, en iyimser taahhüt senaryosunda dahi Paris Anlaşması’nın 1,5°C hedefiyle uyumlu emisyon azaltım düzeyine ulaşılamıyor.
Raporda ele alınan en düşük aşım senaryosu, küresel sıcaklık artışının yüzyıl ortalarında 1,7–1,8°C seviyelerinde zirve yapmasını ve yaklaşık %50 olasılıkla 2100 yılına kadar yeniden 1,5°C veya altına gerilemesini öngörüyor. Ancak bunun gerçekleşmesi için emisyonların hızla azaltılmasının yanı sıra, yüzyıl boyunca atmosferden yaklaşık 320 milyar ton CO₂’nin uzaklaştırılarak kalıcı biçimde depolanması gerekiyor. Bu ölçekte bir uygulamanın teknolojik, ekonomik ve toplumsal açıdan önemli belirsizlikler barındırdığına dikkat çekiliyor.
Mevcut düzeylerde devam eden her beş yıllık karbondioksit emisyonunun, küresel sıcaklık artışının ulaşacağı en yüksek seviyeyi yaklaşık 0,1°C yükseltebileceği belirtiliyor. Bu durum, emisyon azaltımlarında yaşanacak gecikmelerin iklim değişikliğinin etkilerini ve geri döndürülemez çevresel değişim risklerini artıracağını gösteriyor.
Yenilenebilir Enerjideki İlerlemeye Rağmen Fosil Yakıt Kullanımı Sürüyor
Raporda, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki hızlı gelişmenin iklim hedeflerine ulaşılması açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi. Paris Anlaşması’nın kabul edildiği 2015 yılından bu yana küresel yenilenebilir elektrik kapasitesi, o dönemdeki mevcut politika senaryolarında öngörülenden üç kat, güneş enerjisi kurulumları ise yedi kat daha hızlı büyüdü.
Bu ilerlemenin ilave politikalarla desteklenmesi halinde, 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefine ulaşılabileceği değerlendiriliyor.
Bununla birlikte, kömür, petrol ve doğal gazın toplam enerji arzındaki miktarı artmaya devam ediyor. Mevcut politikalar altında kömür kullanımının 2030’dan önce zirveye ulaşarak düşüşe geçmesi beklenirken, petrol ve doğal gaz kullanımının bu on yıl boyunca artacağı öngörülüyor.
Raporda ayrıca enerji verimliliğinin artırılması, metan emisyonlarının azaltılması ve ormansızlaşmanın durdurulması gibi alanlarda da mevcut ilerleme hızının hedeflerle uyumlu olmadığı vurgulanıyor. Özellikle 2030 yılına kadar ormansızlaşmanın durdurulabilmesi için kalıcı orman kaybındaki azalma hızının on kattan fazla artırılması gerekiyor.
Türkiye’nin 2035 İklim Hedefine İlişkin Değerlendirme
UNEP raporunda Türkiye, mevcut politikalarıyla 2030 yılına yönelik koşulsuz emisyon hedefini gerçekleştirmesi muhtemel altı G20 üyesi arasında gösteriliyor. Bu grupta Türkiye’nin yanı sıra Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya ve Güney Afrika yer alıyor.
Bununla birlikte raporda, Türkiye’nin 2035 yılına yönelik emisyon hedefinin mevcut politikalar altında öngörülen emisyon seviyesinin üzerinde kaldığına dikkat çekiliyor. Bu durum, mevcut politikalarla hedefe ulaşılabilecek olmasının tek başına yeterli iklim hedefi iddiası anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
Raporda Türkiye ve Rusya’nın 2035 hedeflerinin mevcut politika eğilimlerinin ötesinde ilave emisyon azaltımı gerektirmemesi, hedeflerin iddia düzeyi açısından geliştirilmesi gereken bir alan olarak değerlendiriliyor.
Etkili İklim Politikalarının Yaygınlaştırılması Gerekiyor
UNEP, iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için yeni taahhütlerin yanı sıra mevcut politikaların etkin biçimde uygulanmasının ve başarılı örneklerin yaygınlaştırılmasının önemini vurguluyor.
Bu kapsamda incelenen 220’den fazla politika değerlendirmesi, iklim politikalarının sera gazı emisyonlarının azaltılmasında somut sonuçlar sağlayabildiğini gösteriyor. Elektrik sektöründe uygulanan politikaların, politika uygulanmayan karşılaştırma senaryolarına göre ortalama %9 emisyon azaltımı sağladığı belirtiliyor. Emisyon ticaret sistemleri ve karbon vergileri gibi ekonomik araçların ise incelenen sektörlerde %5–13 arasında azaltım sağladığı ifade ediliyor.
Raporda karbon fiyatlandırması, düzenleyici önlemler, ekonomik teşvikler ve kamu yatırımlarının ülkelerin koşullarına uygun ve birbirini tamamlayacak politika paketleri halinde uygulanması gerektiğine dikkat çekiliyor.
UNEP’in 2026 Emisyon Açığı Raporu, küresel iklim hedefleri ile mevcut politikalar arasındaki farkın kapatılabilmesi için emisyon azaltımlarının hızlandırılması, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarının artırılması, fosil yakıtlardan uzaklaşılması ve etkili iklim politikalarının daha geniş ölçekte uygulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Kaynak:
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Emissions Gap Report 2026: The Point of Return.
