,

COP31 öncesi iklim diplomasisi Pasifik’te şekillenecek

COP31 öncesi iklim diplomasisi Pasifik’te şekillenecek

Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde hazırlık toplantıları Pasifik’te gerçekleştirilecek.

Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kritik öneme sahip Pre-COP toplantılarına ev sahipliği yapacak.

Karar, Pasifik Adaları Forumu tarafından açıklanırken, süreç Avustralya ile Türkiye arasında daha önce varılan “bölüşümlü ev sahipliği” anlaşmasının bir parçası olarak şekillendi. Yapılan açıklamaya göre Pre-COP toplantısı Ekim 2026’da Fiji’de gerçekleştirilecek. Buna ek olarak, düşük rakımlı ve iklim değişikliğine karşı en kırılgan ülkelerden biri olan Tuvalu’da özel bir “Liderler Oturumu” düzenlenecek. Ayrıca Palau da eylül ayında yapılacak 55. Pasifik Adaları Forumu Liderler Toplantısı kapsamında özel bir iklim etkinliğine ev sahipliği yapacak.

Zirve öncesinde gözler Pasifik’te olacak

Pasifik’teki düşük rakımlı ada devletleri, yükselen deniz seviyeleri, kıyı erozyonu, tuzlanma ve aşırı hava olayları nedeniyle iklim krizinin en ağır sonuçlarını yaşayan bölgeler arasında yer alıyor. Bazı ada topluluklarının daha yüksek bölgelere taşınmak zorunda kalması, krizin varoluşsal boyutunu gözler önüne seriyor.

Pre-COP toplantıları, yıllık BM iklim zirvelerinden önce düzenlenen ve müzakerelerdeki temel başlıkların siyasi düzeyde ele alındığı, uzlaşı alanlarının genişletilmeye çalışıldığı kritik platformlar olarak biliniyor. Bu toplantılar, resmi COP müzakereleri öncesinde taraflar arasında pozisyonların netleşmesini ve liderlik düzeyinde siyasi ivme yaratılmasını amaçlıyor.

Fiji ve Tuvalu’daki toplantılar, Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak COP31’e siyasi ve diplomatik zemin hazırlayacak. Özellikle kayıp ve zarar finansmanı, uyum yatırımları, iklim finansmanı ve emisyon azaltım hedeflerinin güçlendirilmesi gibi başlıkların Pasifik perspektifiyle öne çıkması bekleniyor.

Pasifik’te yapılacak Pre-COP toplantıları, iklim krizini en yakıcı biçimde yaşayan ülkelerin doğrudan tanıklığını ve siyasi ağırlığını taşıyacak. Bu çerçevede COP31 süreci, yalnızca bir iklim zirvesi organizasyonu değil; Türkiye, Avustralya ve Pasifik ülkeleri arasında şekillenen çok katmanlı bir diplomasi ve iklim adaleti gündemi olarak öne çıkıyor.

Paylaş