Bakan Murat Kurum Cop31’e İlişkin Mektubunu BM Genel Sekreterliği ve Taraf Ülkelere Gönderdi

Bakan Murat Kurum Cop31’e İlişkin Mektubunu BM Genel Sekreterliği ve Taraf Ülkelere Gönderdi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum  BM Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (BMİDÇS) taraf ülkelere gönderdiği mektupta, Türkiye’nin küresel iklim sahnesinde üstleneceği yeni rolü ve önceliklerini ortaya koydu. Söz konusu metinde, iklim krizinin giderek derinleştiğine dikkat çekilerek, önümüzdeki sürecin sadece taahhütlerle değil, somut ve ölçülebilir sonuçlarla şekillendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Bakan Kurum, mektubunda mevcut küresel iklim anlaşmaları kapsamında elde edilen ilerlemelerin korunmasının kritik olduğunu vurgularken, bu kazanımların daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekti. Artan iklim risklerine karşı ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Kurum, daha güvenli bir gelecek ve güçlü bir küresel ekonomi için iş birliğinin bir gereklilik olduğunu ifade etti.

 

Türkiye–Avustralya ortaklığıyla yeni bir model

Mektubunda çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesine de özel bir vurgu yapan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin tüm paydaşların katkısını gerektirdiğini ifade etti. “İklim eylemi yalnızca hükümetler arası bir süreç değildir” diyen Kurum, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının sürece aktif katılımının sağlanacağını belirtti. Mektupta dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye ile Avustralya arasında geliştirilen yeni iş birliği modeli oldu. Kurum, bu yapının önceki COP süreçlerinden farklı olarak daha koordineli ve kapsayıcı bir anlayış sunduğunu belirtirken, Avustralya’nın müzakere sürecinde aktif rol üstleneceğini aktardı.

Ayrıca geçmiş ve gelecek COP başkanlıklarını birbirine bağlayan “Troika” yapısına da değinen Kurum, bu sistemin sürece istikrar kazandıracağını ifade etti.Bakan Kurum, oluşturulan bu yeni yapının yalnızca teknik bir iş birliği olmadığını, aynı zamanda farklı coğrafyaları bir araya getiren yeni bir diplomasi anlayışı sunduğunu dile getirdi. Özellikle Akdeniz ve Pasifik bölgeleri arasında kurulacak bağın, küresel iklim hedeflerine ulaşmada önemli rol oynayacağını belirtti.

Bu iş birliğinin önemli bir unsuru olarak Pre-COP toplantısı Güney Pasifik’teki Tuvalu’da 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilirken, 9-20 Kasım’daki COP31 kapsamında 11–12 Kasım tarihlerinde Dünya Liderleri Zirvesi de Antalya’da gerçekleştirilecek.

Üç temel ilke: Diyalog, Uzlaşı ve Eylem

Türkiye’nin COP31 sürecine yaklaşımına da değinen Kurum, “COP31’i bir ‘uygulama COP’u’ olarak ele alıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, önceki COP süreçlerinde alınan kararların sahaya yansıtılmasını hızlandırmayı amaçladığını ve sürecin diyalog, uzlaşı ve eylem ilkeleri çerçevesinde ilerleyeceğini belirtti. “Taraflar arasında güvenin güçlendirilmesi, ortak kararların sahiplenilmesi ve bu kararların etkin şekilde uygulanması önceliğimiz olacaktır” dedi.

Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecinde ele almayı planladığı öncelikli alanlara da değinen Kurum, sıfır atık yaklaşımı, döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü, düşük karbonlu sanayi, iklime dayanıklı şehirler ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının öne çıkan başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca iklim finansmanına erişimin artırılması ve gelişmekte olan ülkelerin desteklenmesinin de sürecin önemli unsurları arasında bulunduğunu belirtti.

Ayrıca dönüşüm süreçlerinin gençlerin etkin katılımı olmadan başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kurum, “Bu inançla Geleceğin COP’unu genç nesillerle birlikte inşa edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in, küresel iklim politikaları açısından önemli bir dönüm noktası olması ve “taahhütlerden uygulamaya geçiş” sürecinde belirleyici bir rol üstlenmesi.bekleniyor.

 

Kaynak:

T.C. Çevre, Şehircillik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 

AA Haber Ajansı

Bakan Murat Kurum’un Mektubu

Paylaş