İSO Sürdürülebilirlik Platformu Toplantısında COP31 Gelişmeleri Ele Alındı

İSO Sürdürülebilirlik Platformu Toplantısında COP31 Gelişmeleri Ele Alındı

İstanbul Sanayi Odası Sürdürülebilirlik Platformu toplantısı, İSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe ev sahipliğinde Odakule’de gerçekleştirildi. Toplantıda, İSO’nun Sıfır Atık ve COP31 odaklı çalışmaları ile Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na yönelik hazırlık süreci değerlendirildi.

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, COP31’in Türkiye açısından yalnızca uluslararası bir iklim zirvesi değil; aynı zamanda sanayinin yeşil dönüşümünü, iklim politikalarını, teknoloji odaklı çözümleri ve çok paydaşlı iş birliği kapasitesini küresel ölçekte görünür kılacak önemli bir platform olduğu vurgulandı.

Katılımda Kota ve Akreditasyon Sınırı

COP toplantıları, farklı paydaşların katılımına açık uluslararası platformlar olarak görülse de uygulamada belirli kota ve akreditasyon süreçleriyle ilerliyor. Toplantıda, özellikle Blue Zone’a erişimin sınırlı kontenjanlar dahilinde sağlandığı, başvuruların Birleşmiş Milletler tarafından değerlendirildiği ve kabul süreçlerinin seçici olabildiği belirtildi.

Bu çerçevede, Türkiye’deki kurumların COP31 sürecine nasıl dahil olacağı, hangi alanlarda görünürlük sağlayabileceği ve paydaş temsiliyetinin nasıl güçlendirileceği toplantının öne çıkan tartışma başlıkları arasında yer aldı.

Green Zone’a Yönelim Artabilir

Blue Zone’a erişimdeki sınırlılıklar nedeniyle birçok kurumun Green Zone’a yönelmesinin beklendiği ifade edildi. Ancak Green Zone’un da maliyet, sponsorluk yapısı ve alan kapasitesi bakımından bazı kurumlar için erişim güçlüğü yaratabileceği belirtildi.

Toplantıda, özellikle sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, meslek örgütleri ve kamu yararı taşıyan yapıların COP31 sürecinde daha kapsayıcı biçimde yer alabilmesi için destekleyici modeller geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Hazırlık Sürecinde Koordinasyon İhtiyacı

COP31 hazırlıkları kapsamında gündeme gelen bir diğer başlık ise koordinasyon ihtiyacı oldu. Katılımcılar, kurumların sürece ilişkin daha net ve düzenli bilgi akışına ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Hazırlık sürecinde paydaşların yönlendirilmesi, başvuru ve katılım koşullarının açıklığa kavuşturulması, iletişim kanallarının etkin işletilmesi ve gelen önerilerin sistematik şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Bu kapsamda, sürekli çalışan bir iletişim ofisi, teknik destek hattı, düzenli bilgilendirme toplantıları ve güncel bir çevrim içi bilgi platformunun süreci kolaylaştırabileceği dile getirildi.

Türkiye’nin COP31 Vizyonu Nasıl Şekillenmeli?

Toplantıda, Türkiye’nin COP31’de nasıl bir vizyon ortaya koyması gerektiğine ilişkin farklı değerlendirmeler de paylaşıldı. Bir görüşe göre Türkiye’nin; sanayide yeşil dönüşüm, karbon azaltımı, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve temiz teknoloji alanlarındaki çalışmalarını güçlü biçimde öne çıkarması gerekiyor.

Ayrıca COP31’in yalnızca sergi, tanıtım ve kültürel etkinliklerden oluşan bir programla sınırlı kalmaması; Türkiye’nin iklim politikaları, sürdürülebilir sanayi yaklaşımı ve yeşil dönüşüm kapasitesini bütüncül biçimde yansıtan stratejik bir platform olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Destek ve Hibe Modelleri Gündemde

Yüksek katılım maliyetleri nedeniyle bazı kurumlar için destek veya hibe mekanizmalarının gündeme gelebileceği de toplantıda değerlendirildi. Özellikle sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve kamu yararı taşıyan kurumların COP31 sürecine daha etkin katılımı için destekli modellerin önemli olabileceği ifade edildi.

Bununla birlikte, olası destek mekanizmalarının hangi kurumları kapsayacağı ve hangi kriterlere göre uygulanacağı konusunda şeffaf bir çerçeve oluşturulması gerektiği vurgulandı.

COP31, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat

9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31, iklim politikalarının yanı sıra küresel etkinlik ekonomisi, erişim adaleti, kurumsal koordinasyon ve çok paydaşlı yönetişim açısından da önemli bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Paylaş