Circle Economy Foundation tarafından hazırlanan Döngüsellik Boşluk Raporu 2026 yayımlandı. Rapor, küresel ekonomide her yıl yaklaşık 25,4 trilyon euro değer kaybı yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre bu kayıp; üretim, tüketim, kullanım ve bertaraf süreçlerinde ortaya çıkan kaynak verimsizliklerinden kaynaklanıyor. Söz konusu tutar, yaklaşık 82,6 trilyon euro seviyesindeki küresel gayrisafi yurt içi hasılanın önemli bir bölümüne karşılık geliyor. Raporda ilk kez tanımlanan “Değer Açığı (Value Gap)” kavramı ise mevcut “al-kullan-at” temelli doğrusal ekonomik modelin neden olduğu, ancak döngüsel ekonomi uygulamalarıyla önlenebilecek ekonomik ve toplumsal kayıpları ifade ediyor. Bu kayıpların yalnızca finansal boyutla sınırlı olmadığı, aynı zamanda doğal kaynakların tükenmesi, biyolojik çeşitlilik kaybı, artan karbon emisyonları ve ekosistemler üzerindeki baskılar gibi ciddi çevresel etkileri de beraberinde getirdiği vurgulanıyor.
En Büyük Kayıp Enerjide Yaşanıyor
Rapora göre küresel ölçekte değer kaybı beş temel alanda yoğunlaşıyor:
- Ömrü sonu atıkları: 10 trilyon Euro
- Enerji kayıpları: 8,7 trilyon Euro
- Sabit sermaye tüketimi: 5,2 trilyon Euro
- İşleme kayıpları: 904 milyar Euro
- Gıda kaybı ve israfı: 650,7 milyar Euro
Raporda özellikle enerji alanındaki kayıpların, üretimden nihai tüketime kadar uzanan süreçte kaynakların verimsiz kullanılması nedeniyle ortaya çıktığı belirtiliyor. Enerjinin dönüşüm, iletim ve kullanım aşamalarında yaşanan kayıpların; ulaşım, binalar ve sanayi sektörlerinde yoğunlaştığına dikkat çekiliyor. Fosil yakıtlara dayalı mevcut sistemin yüksek enerji tüketimi ve düşük verimlilikle çalışması hem ekonomik maliyetleri artırıyor hem de karbon emisyonlarını yükselterek iklim krizi üzerindeki baskıyı derinleştiriyor.
Ürünlerin Kullanım Ömrü Dolmadan Elden Çıkarılıyor
Rapor, ürünlerin kullanım ömrü dolmadan elden çıkarılmasının da önemli bir değer kaybına neden olduğunu ortaya koyuyor. Kullanılabilir durumdaki ürünlerin atılması; malzeme, enerji ve ekonomik değerin kaybedilmesine yol açarken, artan atık miktarını da beraberinde getiriyor. Benzer şekilde altyapı, makine ve binaların erken yıpranması nedeniyle yaklaşık 5,2 trilyon euroluk kayıp oluştuğu belirtiliyor.
Raporda gıda kaybı ve israfı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 33’ünün tüketilmeden kaybolduğu belirtilirken, bunun yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda su, enerji ve toprak kaynaklarının israfı ile gıda güvenliği açısından da ciddi riskler oluşturduğu vurgulanıyor.
Değer Kaybının Nedenleri
Rapora göre, değer kaybının temelinde dört ana mekanizma bulunuyor:
- Malzeme ve ürünlerin kötü yönetimi
- Erken eskime
- Varlıkların gereksiz yıpranması
- Çevresel ve sosyal maliyetlerin fiyatlara yansımaması
Raporda bu durumun, mevcut doğrusal ekonomi modelinin yapısal bir sorunu olduğuna dikkat çekiliyor.
GSYH Kayıpları Yansıtmıyor
Raporda, ekonomik büyümenin temel göstergesi olan GSYH’nin (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) gerçek kayıpları tam olarak yansıtmadığına da dikkat çekiliyor.
Örneğin; bir petrol sızıntısının temizlenmesi için yapılan harcamalar ile, eğitim veya sağlık yatırımı GSYH hesaplamalarında benzer şekilde ekonomik değer artışı olarak görülüyor. Fakat doğal kaynakların tükenmesi, çevresel kirlilik ve sosyal etkiler mevcut hesaplama yöntemlerine yeterince dahil edilmiyor.
Çözüm Ne?
Rapora göre çözümün temelinde döngüsel ekonomi yaklaşımı yer alıyor. Bu model; ürünlerin kullanım ömrünü uzatmayı, yeniden kullanım ve onarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı, atık oluşumunu azaltmayı ve malzemelerin ekonomik sistem içinde daha uzun süre tutulmasını hedefliyor. Böylece hem ekonomik değerin korunması hem de çevresel etkilerin azaltılması mümkün hale geliyor.
İş Dünyası, Finans ve Devletlere Çağrı
Söz konusu rapora göre üç ana aktöre önemli görevler düşüyor:
1. İşletmeler:
- Döngüsel iş modelleri geliştirmeli
- Ürün ömrünü uzatmalı
- Tedarik zincirinde iş birliği yapmalı
2. Finans sektörü:
- Dayanıklı ve onarılabilir ürünleri desteklemeli
- Kaynak risklerini yatırım kararlarına dahil etmeli
3. Politika yapıcılar:
- Gerçek maliyetleri yansıtan fiyatlandırma sistemleri kurmalı
- Vergi ve teşviklerle döngüselliği desteklemeli
Rapora göre “değer açığı” yalnızca ekonomik kayıpları gösteren bir kavram değil; aynı zamanda kaynak verimliliği, yenilikçi iş modelleri ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla değerlendirilebilecek önemli bir fırsat alanını da ortaya koyuyor.
Doğru stratejilerle; daha az kaynakla daha fazla değer üretmek, ekonomik dayanıklılığı artırmak ve uzun vadeli refahı güçlendirmek mümkün.
