Türkiye’den COP31 için Avrupa ile iş birliği çağrısı

Türkiye’den COP31 için Avrupa ile iş birliği çağrısı

Türkiye, COP31 sürecinde “Uygulama COP’u” vizyonu kapsamında AB ile iklim, enerji ve yeşil dönüşüm alanlarında daha güçlü bir ortaklık hedefliyor.

Türkiye, 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde diplomatik temaslarını hızlandırdı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da Avrupa Birliği Delegasyonu ve üye ülkelerin büyükelçileriyle bir araya gelerek Türkiye’nin ev sahipliği sürecine ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.

Toplantıda Türkiye’nin COP31 yaklaşımını “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” temelinde şekillendirdiğini vurgulayan Kurum, özellikle Avrupa Birliği (AB) ile iş birliğinin kritik rolüne dikkat çekti. Küresel ölçekte artan enerji talebi, tedarik zinciri kırılmaları ve iklim kaynaklı afetlerin oluşturduğu risklere işaret eden Kurum, bu süreçte güçlü bir Avrupa ortaklığının önemini vurguladı.

“İklim krizinde bekleme lüksümüz kalmadı”

Konuşmasında iklim krizinin ulaştığı kritik eşiğe dikkat çekerek, artık zaman kaybetme lüksünün olmadığını belirten Bakan Kurum, “Dünya bizim ortak evimiz, ortak yuvamız. Ve dünyamız, iklim krizinde yeni bir eşiği geçmiş durumda. Bu eşikte de artık iklim değişikliğine karşı ‘bekleme lüksümüzü’ tamamen kaybetmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın küresel ortalamaya kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı ısındığını aktaran Kurum, 1980–2023 döneminde iklim kaynaklı kayıpların 738 milyar avroya ulaştığını aktardı. Ayrıca su stresinin Avrupa topraklarının yüzde 30’unu ve nüfusun yüzde 34’ünü etkilediğini, korunan habitatların ise yüzde 80’inden fazlasının kötü durumda olduğunu ifade etti.

Buna karşın, son on yılda döngüsellik oranındaki artışın yalnızca yüzde 1 ile sınırlı kaldığını ve yenilenebilir enerji payının hâlâ yüzde 24 seviyesinde olduğunu belirten Kurum, fosil yakıtların toplam enerji kullanımındaki yüzde 70’lik payını koruduğuna dikkat çekti.

“Hedef değil, uygulama odaklı bir dönüm noktası”

Türkiye’nin COP31 vizyonunun klasik müzakere süreçlerinin ötesine geçtiğini belirten Kurum, en büyük sorunun hedef eksikliği değil, mevcut hedeflerin hayata geçirilememesi olduğunu söyledi. Bu nedenle Türkiye’nin COP31 yaklaşımını “Uygulama COP’u” olarak tanımladığını dile getirdi.

Türkiye’nin COP31 vizyonuna ilişkin bilgilendirme yapan Bakan Kurum, “Türkiye, COP31 ev sahipliği görevini yalnızca müzakere takvimini yöneten teknik bir süreç olarak görmüyor. Bu küresel vazifeyi, güveni güçlendiren ve iş birliğini derinleştiren bir süreç olarak değerlendiriyoruz. Her şeyi yerli yerince ortaya koyuyoruz. Ve diyoruz ki; İklim rejiminin önündeki temel sorun, mevcut hedeflerin sahada karşılık bulmamasıdır. Yeni hedeflerin yazılması, artık küresel kamuoyunu ikna etmemektedir. Türkiye olarak, COP31 için yalnızca ev sahibi değiliz. COP31’i; iklim rejiminin yeni dönemde ihtiyaç duyduğu dönüşümün merkezine yerleşecek ve küresel ölçekte kalıcı etkiler üretecek bir platform olarak görüyoruz” dedi.

Türkiye’nin COP31 için belirlediği 9 öncelik

Toplantıda Türkiye’nin COP31 kapsamında belirlediği 9 öncelik alanı da paylaşıldı. Bu öncelikler arasında;

  • Sıfır Atık yaklaşımının güçlendirilmesi ve döngüsel üretim,
  • Gençlerin iklim süreçlerine katılımının artırılması,
  • Gıda güvenliği,
  • Yeşil sanayileşme,
  • Temiz ve güvenli enerjiye geçiş,
  • Akdeniz, Afrika ve Pasifik hattı başta olmak üzere bölgesel iklim direnci,
  • İklim finansmanının harekete geçirilmesi,
  • İklime dirençli şehirler,
  • Okyanus ve deniz ekosistemlerinin korunması yer alıyor.

Konuşmasında Türkiye’nin AB uyum çalışmalarına değinen Bakan Kurum, atık yönetimi alanında geri dönüşüm oranının son dönemde yüzde 30’dan 36’ya yükseltildiğine, Depozito Yönetim Sistemi’nin 81 ilde bu yıl tam anlamıyla yayılacağına vurgu yaptı. Emisyon Ticaret Sistemi’nin ve Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin kurulmasıyla; güçlü bir gönüllü karbon piyasası oluşturulacağını belirten Bakan Kurum, Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu dönüşüm sürecini güçlendireceğini ifade etti.

COP31 için uluslararası çağrı

Kurum, konuşmasında AB temsilcilerine çağrıda bulunarak, COP31’in yalnızca Türkiye için değil, Avrupa ve küresel iklim politikaları açısından da önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Antalya’da düzenlenecek zirvenin, iklim eyleminin somut uygulamalara dönüşmesi için kritik bir eşik olacağını belirten Kurum, tüm tarafları daha güçlü destek vermeye davet ederek “Türkiye çok zor bir süreçte COP31 ev sahipliğini üstlenmiştir. Yanı başımızda devam eden savaşa rağmen ülkemiz bir huzur adası olmaya; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde barış için mücadeleye devam etmektedir. Bu ateş çemberi içinde şunu biliyoruz ki; savaşın etkisiyle tüm dünyayı etkileyen tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler, yoğun enerji talepleri, her gün yeni bir türünü yaşadığımız afetler ile risklerin ve belirsizliklerin gölgesinde COP31 sürecinde güçlü bir Avrupa ortaklığı kaçınılmazdır. Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan AB ile ilişkilerimizi temiz enerji, yeşil dönüşüm ve iklim iş birliği konuları başta olmak üzere tüm alanlarda yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Avrupa’yı dünyanın ilk karbon nötr kıtası yapma konusundaki vizyonuna katkı sunacağımızı da ifade etmek istiyorum” dedi.

Paylaş