T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı yayımlandı. Planla birlikte Türkiye’deki şehirlerin 2030 yılına kadar insan merkezli, sürdürülebilir, güvenli, dirençli, birlikte çalışabilir, veri ve teknoloji temelli yapılara dönüştürülmesine yönelik ulusal yol haritası ortaya konuldu.
Yeni stratejide dijital dönüşüm yalnızca teknoloji yatırımları üzerinden ele alınmıyor. Kamu yararı, insan odaklılık, adalet, mahremiyet, toplumsal katılım ve yaşam kalitesi de akıllı şehir dönüşümünün temel unsurları arasında yer alıyor.
Akıllı Şehir Dönüşümünde 10 Temel İlke
Strateji kapsamında Türkiye’nin akıllı şehir dönüşümüne yön verecek 10 temel ilke belirlendi.
Buna göre; yerli ve milli akıllı şehir çözümlerinin geliştirilmesi, insan merkezli ve etik uygulamaların yaygınlaştırılması, kaynak kullanımında tasarruf ve verimliliğin artırılması ve yerel yönetimlerde ortak altyapıların geliştirilmesi öncelikli alanlar arasında bulunuyor.
Şehirlerde ve kırsal alanlarda yüksek etki yaratabilecek uygulamaların yaygınlaştırılması, akıllı şehir çözümlerinde standardizasyonun sağlanması ve yatırımların şehirlerin hazırlık seviyelerine göre gerçekleştirilmesi de planın temel ilkeleri arasında yer alıyor.
Bunun yanı sıra şehirlerin farklı risklere karşı daha güvenli ve dirençli hale getirilmesi, yaşam kalitesinin artırılması ve şehirlerin uzun vadeli kalkınmasına yön verilmesi amaçlanıyor.
Sürdürülebilir ve Dirençli Şehirler Ön Planda
Planın vizyonu; ileri toplum, ileri teknoloji, sürdürülebilir dünya ve dirençli dünya olmak üzere dört temel eksen üzerine kuruldu.
İleri toplum yaklaşımı eğitim, kültür, sosyal adalet ve ekonomik değerler üzerinden bireylerin ve toplumun potansiyelinin geliştirilmesini hedeflerken; ileri teknoloji ekseni dijitalleşme, yapay zekâ, giyilebilir teknolojiler ve sensör teknolojileri gibi alanlarda kapasitenin artırılmasına odaklanıyor.
Sürdürülebilir dünya yaklaşımı ekonomik büyüme, çevresel koruma ve sosyal adaletin birlikte yürütülmesini esas alıyor. Dirençli dünya yaklaşımında ise şehirlerin doğal afetler, iklim değişikliği, ekonomik dalgalanmalar ve diğer riskler karşısındaki uyum kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’de Akıllı Şehir Uygulamaları Hangi Alanlarda Yoğunlaşıyor?
Strateji hazırlıkları kapsamında Türkiye’nin 81 ilindeki mevcut durum da değerlendirildi.
Türkiye’de akıllı şehir uygulamalarının özellikle bina, ulaşım ve enerji alanlarında yoğunlaştığı görülüyor. Belediyelerde açık veri portallarının yaygınlaştığı, yerel akıllı şehir stratejisi hazırlayan belediye sayısının arttığı ve afetlere yönelik teknolojik uygulamaların giderek daha fazla önem kazandığı belirtiliyor.
Genç girişimciler ve teknoloji geliştiricilerine yönelik destek programları ve merkezlerde de artış yaşanırken, uygun şehirlerde bisiklet kullanımını destekleyen projeler geliştiriliyor. Birçok akıllı şehir uygulamasında ise coğrafi bilgi sistemlerinden yararlanılıyor.
Belediyelerin Gündeminde Ulaşım, Atık Yönetimi ve Dijitalleşme Var
Eylem planı kapsamında gerçekleştirilen Akıllı Şehir Etki Analizi için toplam 247 belediyeyle görüşüldü.
Araştırmaya göre yerel akıllı şehir stratejisine sahip olduğunu belirten büyükşehir belediyelerinin oranı %62,5 olurken, bu oran il belediyelerinde %26,7 ve ilçe belediyelerinde %39,7 olarak gerçekleşti.
Akıllı şehir alanında görevli personele sahip belediyelerin oranı ise büyükşehirlerde %94,1, il belediyelerinde %59,4 ve ilçe belediyelerinde %64,3 oldu.
Belediyelerde en yaygın kullanılan uygulamalar arasında kent rehberi, e-Belediye, ulaşım sistemleri, e-İmar, mobil ve elektronik uygulamalar, ücretsiz internet noktaları ve kent bilgi sistemleri bulunuyor.
Araştırmaya katılan belediyelerin yaklaşık %75’i yeni akıllı şehir projeleri üzerinde çalıştığını belirtirken, projelerin ağırlıklı olarak ulaşım ve trafik yönetimi, atık yönetimi ve dijitalleşme alanlarında yoğunlaştığı görülüyor.
Akıllı şehir uygulamalarının belediyelere sağladığı başlıca faydalar ise iş yükünün azaltılması, bütçesel kolaylık sağlanması, hızlı çözüm üretme kapasitesinin artması ve kaynakların daha verimli kullanılması olarak sıralanıyor.
Vatandaşların Akıllı Şehir Algısında Ulaşım İlk Sırada
Strateji hazırlıkları kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde 7 bin kişinin katılımıyla vatandaş farkındalık araştırması da gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre katılımcıların %63,5’i günlük hayatında akıllı uygulamalar kullandığını belirtti.
“Akıllı şehir” kavramı denildiğinde vatandaşların aklına ilk olarak akıllı ulaşım geliyor. Katılımcıların %36,6’sı akıllı ulaşımı, %24,6’sı akıllı çevreyi, %15,4’ü akıllı yönetimi, %15,3’ü akıllı insan ve toplum uygulamalarını, %8,2’si ise akıllı sağlığı ön plana çıkardı.
Dört Stratejik Amaç Belirlendi
2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında dört temel stratejik amaç belirlendi.
İlk stratejik amaç sürdürülebilirlik, yerel uyum, kalkınma ve refah olarak tanımlandı. Bu kapsamda toplumsal katılımın güçlendirilmesi, yönetişim mekanizmalarının geliştirilmesi ve akıllı şehir yatırımları ile teşviklerinin artırılması hedefleniyor.
İkinci stratejik amaç olan dirençlilik, dönüşüm ve yaşanabilirlik kapsamında akıllı şehir dönüşümünün hızlandırılması ve şehirlerde entegre yönetim ortamlarının oluşturulması öngörülüyor.
Dijitalleşme, çevre ve insan odaklılık başlıklı üçüncü stratejik amaç kapsamında şehirleşmede yeşil gelişim ve dönüşümün desteklenmesi ile şeffaf ve bilgilendirici akıllı şehir uygulamalarının geliştirilmesi planlanıyor.
Dördüncü stratejik amaç olan jeopolitik liderlik ve uluslararası ilişkiler kapsamında ise iş birliği ve pazar ortamlarının geliştirilmesi ve Türkiye’deki akıllı şehir ekosisteminin uluslararası düzeyde güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Akıllı Şehir Yapısı 21 Bileşenden Oluşuyor
Strateji kapsamında akıllı şehir yapısına ilişkin 21 temel bileşen esas alındı.
Bu bileşenler arasında çevre, akıllı güvenlik, akıllı insan, akıllı yapılar, akıllı ekonomi, akıllı sağlık, akıllı ulaşım, akıllı enerji, bilgi teknolojileri, bilgi güvenliği, akıllı altyapı, afet ve acil durum yönetimi ile coğrafi bilgi sistemleri bulunuyor.
Şehirlerin bu alanlardaki mevcut durumlarının ölçülmesi amacıyla Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ve Ulusal Şehir Endeksi kullanılacak.
Yapay Zekâdan Dijital İkizlere 32 Eylem
2030 hedefleri doğrultusunda plan kapsamında toplam 32 eylem belirlendi.
Eylemler arasında şehirlerin kendi akıllı şehir stratejilerini ve yol haritalarını oluşturması, akıllı şehir dönüşüm finansmanının çeşitlendirilmesi, yerel yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve akıllı şehir hizmetlerinde yapay zekâ kullanımının yaygınlaştırılması yer alıyor.
Ayrıca Ulusal Nesnelerin İnterneti Platformu, Akıllı Şehir Büyük Veri Platformu, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ve Ulusal Akıllı Şehir Açık Veri Platformu gibi dijital altyapıların geliştirilmesi hedefleniyor.
Plan kapsamında dijital ikiz uygulamalarının geliştirilmesi, açık kaynak kodlu sistemlerin yaygınlaştırılması, kent içi ulaşımda yenilikçi teknolojilerin kullanılması ve yerli akıllı şehir teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürütülecek.
İklim Değişikliği ve Yeşil Dönüşüm de Eylem Planında
Eylem planının çevresel sürdürülebilirlik açısından öne çıkan başlıkları arasında iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil teknolojiler ve şehirlerin afetlere karşı dirençliliğinin artırılması bulunuyor.
Plan doğrultusunda çevrenin ve doğanın sürdürülebilirliği için bilgi ve iletişim teknolojilerinden daha fazla yararlanılması, iklim değişikliğiyle mücadelede akıllı şehir çözümlerinin yaygınlaştırılması ve şehirlerin afetlere karşı dirençlilik seviyelerinin artırılması hedefleniyor.
Bunun yanı sıra yeşil teknolojilerin yaygınlaştırılması da 2030 yılına kadar gerçekleştirilecek temel eylemler arasında yer alıyor.
2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı ile Türkiye’de akıllı şehir dönüşümünün yalnızca teknolojik altyapının geliştirilmesiyle sınırlı kalmaması; dijitalleşmenin sürdürülebilirlik, iklim dayanıklılığı, kaynak verimliliği, yaşam kalitesi ve toplumsal katılımla birlikte ele alınması hedefleniyor.
KAYNAK:
