Sıfır Atık Forumu’nda İSO’dan Sürdürülebilir Kalkınma Vurgusu: Sıfır Atık, Çevre Politikasının Ötesinde Bir Kalkınma Vizyonu

Sıfır Atık Forumu’nda İSO’dan Sürdürülebilir Kalkınma Vurgusu: Sıfır Atık, Çevre Politikasının Ötesinde Bir Kalkınma Vizyonu

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen, “Sıfır Atık Perspektifiyle Sürdürülebilir Büyüme: Sanayinin Döngüsel Ekonomiye Geçişi” başlıklı ana oturuma konuşmacı olarak katıldı. Atatürk havaalanında düzenlenen oturumu yerli ve yabancı çok sayıda katılımcı takip etti.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, oturumda yaptığı konuşmada, sıfır atık yaklaşımının sanayi, kalkınma, rekabet gücü ve gelecek nesiller açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Konuşmasında dünya ekonomisinin her yıl yaklaşık 100 milyar tonun üzerinde kaynak tükettiğine dikkat çeken Bahçıvan, buna karşın bu kaynakların yalnızca küçük bir bölümünün ekonomik döngü içinde yeniden değerlendirilebildiğini belirtti.

Nüfus artışı, kentleşme, enerji ve hammadde talebindeki yükselişin yeni bir üretim anlayışını zorunlu kıldığını dile getiren Bahçıvan, “Bugün meselemiz yalnızca daha fazla üretmek değil; daha akıllı, daha verimli üretmektir. Daha az kaynakla daha fazla değeri, mümkünse hiç atık oluşturmadan üretmektir” dedi.

Sıfır atık yaklaşımının yalnızca bir çevre politikası olmadığını, bir kalkınma, üretim ve refah modeli ve bir medeniyet vizyonu olduğunu belirten Bahçıvan, “Döngüsel ekonomide, kaynaklar tükenen varlıklar değil korunması gereken sermayedir. Bir fabrikanın atığı başka bir fabrikanın hammaddesi olabilir. Bugünün atığı yarının kaynağı olabilir. Doğanın milyonlarca yıldır yaptığı şey de tam olarak budur” sözleriyle döngüsel ekonomi yaklaşımının temel felsefesini ortaya koydu.

Konuşmasında İstanbul ve Anadolu’nun üretim, ticaret ve medeniyet birikimine de değinen Bahçıvan, Türkiye’nin sürdürülebilirlik hikâyesinin köklü medeniyet birikimini çağın teknolojileriyle buluşturma iddiası taşıdığını söyledi. Bahçıvan, ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel sorumluluğun aynı vizyon içinde ele alınması gerektiğini belirterek, bugün atılan her adımın gelecek nesillere daha dirençli ve daha müreffeh bir dünya bırakma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.

Teknolojinin tek başına yeterli olmayacağını, dönüşümün merkezinde insanın bulunduğunu söyleyen Bahçıvan, yeşil ve dijital dönüşümün yeni yetkinlikler gerektirdiğine dikkat çekti. Eğitim sisteminin bu dönüşümün temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bahçıvan, çocuklara merak etmeyi, sorgulamayı ve araştırmayı öğretmenin önemine işaret etti. “Yeşil ve dijital dönüşümün gerçek yakıtı toplumsal dönüşümdür” diyen Bahçıvan, bilimsel düşüncenin güçlendirilmesi ve nitelikli eğitimin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının son derece anlamlı olduğunu dile getiren Bahçıvan, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele değil, üretim sistemlerinin geleceğini belirleyen stratejik bir konu olduğunu söyledi. Türkiye’nin üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı, girişimcilik ruhu ve stratejik konumuyla bu tartışmanın merkezinde yer alabilecek ülkelerden biri olduğunu belirten Bahçıvan, COP31’in gelişmekte olan ekonomilerin sesini daha güçlü duyurması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Bahçıvan, iklim dönüşümünün adil ve kapsayıcı olması gerektiğini de vurguladı. Türkiye’nin üretim gücünün temelinde KOBİ’lerin, atölyelerin, aile işletmelerinin ve Anadolu’nun dört bir yanında üretim yapan insanların bulunduğunu belirten Bahçıvan, yeşil dönüşümün gerçek başarısının milyonlarca küçük adımın aynı yönde atılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

 İSO, Sıfır Atık Forumu 2026 Kapsamında COP31’e Doğru Özel Sektör Liderler Oturumu Düzenledi

Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında, İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen, “COP31’e Doğru Özel Sektör Liderler Oturumu” başlıklı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi.

İSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe’nin ev sahipliği yaptığı toplantıda, katılımcılar özel sektörün iklim dönüşümündeki rolü, döngüsel ekonomi perspektifi ve COP31 Antalya sürecine yönelik ortak çalışma alanları üzerine fikir alışverişinde bulundu.

Forumun ana teması ise “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” oldu. Bu kapsamda toplantıda, sanayinin yeşil dönüşümü, iklim politikalarının iş dünyası üzerindeki etkileri, karbon maliyetleri, finansmana erişim, teknoloji yatırımları, tedarik zinciri dayanıklılığı ve rekabetçilik başlıkları ele alındı.

Katılımcılar, COP31 Antalya öncesinde sanayinin dönüşümüne yönelik somut çözüm alanlarını, iş birliği fırsatlarını ve olası ortak taahhüt mekanizmalarını değerlendirdi.

Toplantı; sanayinin iklim dönüşümünde sadece uyum sağlayan değil, çözüm üreten ve dönüşüme liderlik eden bir aktör olarak konumlanmasının da önemini ortaya koydu.

Paylaş