Avrupa Birliği, plastik geri dönüşüm sektörünü olumsuz yönde etkileyen ucuz ithalat dalgasına karşı yeni bir düzenlemeyi hayata geçiriyor.
Avrupa Komisyonu, 2026’nın ilk yarısında hayata geçirilmesi planlanan yasal değişikliklerle, geri dönüştürülmüş plastik ithalatında belge yükümlülüklerini sıkılaştırmayı, gümrük takibini güçlendirmeyi ve denetimleri artırmayı hedefliyor. Avrupa Komsiyonu, yeni düzenlemelerle Avrupa’daki geri dönüşüm tesislerini korumayı ve Avrupa Birliği’nin (AB) döngüsel ekonomi hedeflerini riske atan uygulamaların önüne geçmeyi hedefliyor.
Sektör temsilcilerine göre Avrupa’nın plastik geri dönüşüm sektörü, bugüne kadarki en büyük kapasite kaybını 2025’te yaşadı. Plastics Recyclers Europe, Hollanda başta olmak üzere birçok ülkede tesislerin kapandığını; bunun başlıca nedenlerinin de yüksek enerji maliyetleri ve düşük fiyatlı ithal plastiklerle rekabet edilememesi olduğunu belirtiyor. Elektrik fiyatlarındaki kalıcılık, işletme maliyetlerini artırırken, ithal ürünlerle yerli geri dönüştürülmüş plastik arasındaki fiyat farkı daha da açıldı.
Plastik ithalatında belge ve denetim şartları sıkılaşıyor
İşlenmemiş plastiklerin geri dönüştürülmüş gibi beyan edilerek AB pazarına girmesi, Avrupa Komisyonu’nun en büyük endişelerinden birini oluşturuyor. Fosil yakıt bazlı bu plastikler, petrol fiyatlarının düşük seyrettiği dönemlerde geri dönüştürülmüş malzemeden daha ucuza satılabiliyor. Yanlış etiketleme, Avrupa’daki gerçek geri dönüşüm tesislerinin ürettiği malzemeye olan talebi düşürürken, haksız bir maliyet avantajı yaratıyor.
Planlanan düzenlemelerin merkezinde ise izlenebilirlik yer alıyor. Buna göre, geri dönüştürülmüş plastik ithalatında daha ayrıntılı belge sunulması zorunlu hale gelecek. Ayrıca işlenmemiş plastik ile geri dönüştürülmüş plastik için ayrı gümrük kodları oluşturulması planlanıyor. Böylelikle ticaret akışlarının daha şeffaf şekilde izlenmesinin ve usulsüz beyanların tespitinin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
Avrupa Komisyonu bununla da sınırlı kalmayarak, AB pazarına plastik tedarik eden geri dönüşüm tesislerinin denetlenmesini, laboratuvar kapasitesinin artırılarak ithal ürünlerin gerçekten geri dönüştürülmüş olup olmadığının test edilmesini hedefliyor.
Komisyon, mevcut adımların yeterli olmaması halinde daha sert önlemleri de masada tutuyor. 2026 boyunca çalışacak bir ithalat gözetim görev gücü, plastik ithalatını yakından izleyecek ve toplanan veriler gelecekteki politika kararlarına temel oluşturacak. Gerek görülürse, ilave vergiler veya kısıtlamalar gibi ticaret önlemleri de gündeme getirilebilecek.
Üye devletlerden gelen baskı artıyor
Ulusal düzeyde de baskı giderek artıyor. Fransa, İspanya ve Hollanda’nın da aralarında bulunduğu altı üye ülke, Komisyon’dan düşük kaliteli ve ucuz geri dönüştürülmüş plastik ithalatına karşı daha sert adımlar atmasını talep ediyor. Ülkeler, bu tür ithalatın piyasayı bozduğunu ve Avrupa’daki geri dönüşüm kapasitesini erittiğini savunuyor.
AB, plastiklerde geri dönüştürülmüş içerik oranlarını artırmayı ve işlenmemiş malzemeye bağımlılığı azaltmayı iklim ve kaynak verimliliği politikalarının merkezinde konumlandırıyor. Ancak yerli geri dönüşüm kapasitesi daralmaya devam ederse, bu hedeflerin kağıt üzerinde kalma riski bulunuyor.
Bunu engellemek için de piyasa bütünlüğü, etkin denetim ve ticaret politikası, Avrupa’nın plastik dönüşümünde belirleyici unsurlar haline geliyor. Aksi takdirde, döngüsel ekonomi kuralları sıkılaşırken ve doğrulanmış geri dönüştürülmüş malzemeye talep artarken, Avrupa’nın kendi geri dönüşüm sanayisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
