Bonn’dan Antalya’ya Uzanan COP31 Eylem Gündemi

Bonn’dan Antalya’ya Uzanan COP31 Eylem Gündemi

Türkiye’nin başkanlığı ve ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında hazırladığı Eylem Gündemi’nin ana çerçevesini kamuoyu ile paylaştı.

Bakan Kurum, COP31’in temel yaklaşımının yeni başlıklar üretmekten çok, mevcut taahhütlerin sahada uygulanmasını hızlandırmak olduğunu vurguladı. Türkiye’nin COP31 sürecini “Geleceğin COP’u” vizyonuyla yürüttüğünü belirten Kurum, yıl boyunca şeffaf, kapsayıcı ve istişareye dayalı bir süreç işletildiğini ifade etti.

Diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel değer üzerine inşa edilen bu süreçte, ulusal ve uluslararası paydaşlarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi.

COP31 Eylem Gündemi’nin ilk 10 Teması

COP31 Eylem Gündemi kapsamında belirlenen 10 öncelikli temanın yalnızca başlıklardan ibaret olmadığını belirten Bakan Kurum, dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına, ülkelerin uygulamada karşılaştıkları zorluklara ve COP31’in kalıcı miras bırakabileceği alanlara odaklanıldığını ifade etti.

Bu kapsamda belirlenen öncelikli temalar şöyle oldu:

  • Sıfır Atık ve metan emisyonlarının azaltılması
  • Temiz enerji ve elektrifikasyon
  • Gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım
  • Yeşil sanayileşme
  • Okyanuslar ve denizlerin korunması
  • İklim dostu ve dirençli şehirler
  • Gençlik katılımı
  • Dinamik ve dayanıklı sağlık sistemleri
  • İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında sinerji kurulması
  • Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanmasının güçlendirilmesi

İklim değişikliğinin etkilerinin şehirlerde, üretimde, tarımda ve günlük yaşamda doğrudan hissedildiğine değinen Bakan Kurum, bu alanlarda somut sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini belirtti.

Gençlik Katılımı Eylem Gündemi’nin Merkezi’nde

COP31 Eylem Gündemi’nde gençlerin özel bir yere sahip olduğunu söyleyen Bakan Kurum, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de çözüm ortakları olduğunu ifade etti. Kurum, bundan dolayı gençlik katılımının eylem gündeminin merkezine yerleştirildiğini söyledi.

Sağlık sistemleri de COP31’in öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. İklim krizinin insan sağlığı ve kamu hizmetleri üzerindeki etkileri dikkate alınarak, iklim kaynaklı şoklara uyum sağlayabilen ve hızlı toparlanabilen sağlık altyapılarının desteklenmesi hedefleniyor.

COP31’in 6 Küresel Uygulama Hedefi

Bonn’daki sunumda COP31 Eylem Gündemi’nin altı küresel uygulama hedefi de açıklandı. Türkiye, tüm tarafları bu hedefler etrafında birleşmeye davet etti.

  1. Elektrifikasyon

Elektrifikasyon hedefi kapsamında, 2035 yılına kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması amaçlanıyor. Bakan Kurum, elektrifikasyonun 1,5 derece hedefi için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini tamamlayan temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti. Antalya’daki COP31’e kadar bu hedef doğrultusunda güçlü bir küresel koalisyon oluşturulması planlanıyor.

  1. Sıfır Atık ve Metan Azaltımı

Sıfır Atık ve metan azaltımı başlığı altında, atık kaynaklı emisyonların düşürülmesi ve kaynak verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin iklim politikalarında daha üst seviyeye taşınmasının amaçlandığını belirtti. Bu kapsamda taraflara, 2035 yılına kadar atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması hedefini benimseme çağrısı yapıldı.

  1. Dirençli Şehirler

Dirençli şehirler başlığında, bina sektöründe enerji verimliliğinin artırılması ve emisyonların azaltılması öne çıkıyor. Bu kapsamda, 2035 yılına kadar bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması tavsiye ediliyor. Şehirlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale getirilmesi, COP31’in uygulama odaklı öncelikleri arasında yer alıyor.

  1. Sanayide Yeşil Dönüşüm

Üretim ve imalat sektörlerinde döngüsel malzeme kullanım oranının 2035 yılına kadar en az yüzde 15 seviyesine ulaştırılması hedeflenirken, bu yaklaşımın emisyon azaltımı ve kaynak tasarrufu açısından önemli katkılar sağlayacağı bildiriliyor.

  1. Toplum Genelinde İklim Farkındalığı

İsrafla mücadele, gıda güvenliği ve iklim bilinci başlıklarının birlikte değerlendirilmesi hedeflenirken, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesi ve yaygın eğitim faaliyetleriyle desteklenmesi öngörülüyor. Bu çerçevede, 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulması amaçlanıyor.

  1. İklim Uygulama Köprüsü

COP31 kapsamında geliştirilen “İklim Uygulama Köprüsü” mekanizması, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde iklim hedefleri ile ekonomik kalkınma politikaları arasındaki uyumu güçlendirmeyi hedefliyor.

Bakan Kurum bu yapının, yeni bir fon veya finansman mekanizması olmadığını, mevcut iklim finansmanı ve uygulama ekosistemini destekleyen tamamlayıcı bir girişim olduğunu vurguladı. Mekanizmanın, ülkelerin önceliklerini yatırım yapılabilir projelere dönüştürmelerine yardımcı olması ve özel sermayenin iklim yatırımlarına daha fazla katılımını kolaylaştırması amaçlanıyor.

Bonn İklim Değişikliği Konferansı COP31 Hazırlıklarının Merkezi Oldu

Almanya’nın Bonn kentindeki Dünya Kongre Merkezi’nde 8-18 Haziran tarihleri arasında düzenlenen “Bonn İklim Değişikliği Konferansı”, COP31 hazırlıkları açısından önemli bir platform olarak ön plana çıkıyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) Uygulama Alt Komitesi (SBI) ile Bilimsel ve Teknolojik Danışma Alt Komitesi (SBSTA) yürütücülüğünde gerçekleştirilen konferansta; iklim finansmanı, uyum ve azaltım politikaları, Paris Anlaşması kapsamındaki raporlama süreçleri ve COP29’da kabul edilen Yeni Toplu Nicel Hedef (NCQG) gibi kapsayıcı başlıklar ele alınıyor.

Ayrıca konferans kapsamında; COP31 hazırlıklarına yönelik çeşitli oturumlar düzenleniyor. “COP31 Eylem Gündemi: Diyalogdan Uygulamaya”, “COP31 Lojistik Bilgilendirme Toplantısı” ve “COP31 Vizyonu ve Önceliklerine İlişkin Açık Uçlu İstişareler” başlıklı oturumlarda, Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin gündemi ve organizasyonel hazırlıkları konuşuluyor.

Türkiye ve Avustralya COP31 Sürecinde Uyum İçinde

COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen Bonn’daki toplantılarda yaptığı açıklamada, Türkiye ve Avustralya’nın COP31 sürecinde uyum içinde çalıştığını ifade etti.

Bowen, yenilenebilir enerjinin stratejik önemine dikkat çekti ve “Güneş enerjisi, Güneş’ten Dünya’ya 150 milyon kilometre yol kat etmek zorundadır ancak Hürmüz Boğazı’ndan geçmek için o 150 kilometreyi kat etmek zorunda değildir. Rüzgâra yaptırım uygulanamaz ya da hidroenerji abluka altına alınamaz” dedi.

Bakan Kurum, Bonn’daki konuşmalarında iklim eyleminin artık sözden uygulamaya, uygulamadan da somut sonuca taşınması gerektiğini belirtti. Kuraklıkların, sellerin ve orman yangınlarının milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediğini ifade eden Kurum, COP31’in uygulama odaklı bir zirve olması gerektiğinin altını çizdi.

COP31’e giden süreçte Bonn’da açıklanan Eylem Gündemi, Türkiye’nin iklim diplomasisinde uygulama, kapsayıcılık ve somut sonuç odaklı yaklaşımını ortaya koyarken; Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin küresel iklim eylemi açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğine işaret ediyor.

KAYNAKLAR:

csb.gov.tr

csb.gov.tr

yesilhat

 

Paylaş