Türkiye’de Atık Yönetimi ve 2025-2035 Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi

Türkiye’de Atık Yönetimi ve 2025-2035 Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi

İstanbul Sanayi Odası’nın Sanayi Sektörü Mevzuat Bilgilendirme Serisi kapsamında düzenlenen ilk etkinlik, “Ülkemizin Atık Yönetimindeki Yaklaşımı ve Stratejik Eylem Planları ve Sanayide Yeşil Dönüşüm” başlığıyla Odakule’de gerçekleştirildi.

Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen seminerde, Türkiye’de sanayinin yeşil dönüşümü, döngüsel ekonomiye geçiş süreci, karbonsuzlaşma hedefleri ve atık yönetiminde yeni dönem politikaları ele alındı.

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaların, sanayicilerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücü açısından giderek daha kritik hale geldiği vurgulandı. Bakanlık temsilcileri tarafından yapılan sunumlarda, özellikle AB pazarında rekabet edebilirliğin korunması için gerekli mevzuat, altyapı ve uygulama hazırlıklarının sürdüğü aktarıldı.

Türkiye’de Atık Yönetiminin Gelişimi

Türkiye’de, 1990’lı yıllarda başlayan atık yönetimi mevzuat çalışmalarıyla beraber atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden bertaraf edilmesi temel hedef olarak belirlendi. İlerleyen yıllarda ise düzenli depolama tesislerinin kurulması ve yaygınlaştırılması için önemli adımlar atıldı.

2003 yılında yayımlanan genelgeyle belediye atıklarının düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmesine yönelik birlik modeli uygulamaya alındı. Böylece belediyelerin ortak altyapılar üzerinden atık yönetimi hizmetlerini yürütmesi teşvik edildi.

2005 yılında başlatılan Yüksek Maliyetli Çevre Yatırımları Planlama Projesi kapsamında ise bölgesel ihtiyaçlar analiz edilerek atık yönetimi yatırımları planlandı. Bu çalışmalar, düzenli depolama tesislerinin sayısının artmasına ve atık yönetiminde daha planlı bir altyapının oluşmasına katkı sağladı.

Bakanlık tarafından hazırlanan Katı Atık Ana Planı ve devamındaki entegre atık yönetimi çalışmalarıyla belediyelere yol gösteren kapsamlı bir planlama altyapısı oluşturuldu. 81 il için birlik modelleri geliştirilirken, belediyelerin ortak atık yönetim sistemleri kurmaları desteklendi.

Atık Yönetimi Yaklaşımı Yıllar İçinde Değişti

Türkiye’de geçmişte ağırlıklı olarak düzenli depolama ve bertaraf odaklı uygulamalar ön plandayken, günümüzde atığın ekonomik değere dönüştürülmesini esas alan döngüsel ekonomi yaklaşımı benimseniyor.

Bu yeni yaklaşım; atık oluşumunun önlenmesi, atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri dönüşüm oranlarının artırılması, biyolojik atıkların geri kazanılması, atıktan enerji üretimi ve sera gazı emisyonlarının azaltılması gibi hedefleri merkeze alıyor.

2008 yılında hazırlanan Atık Eylem Planı ile biyolojik atıkların geri kazanımı ilk kez kapsamlı şekilde ele alınırken, sonraki yıllarda hazırlanan ulusal planlarla geri kazanım hedefleri ve tesis ihtiyaçları detaylandırıldı.

2025-2035 Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi ve Eylem Planı

Seminerde, 2025-2035 dönemini kapsayan Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi ve Eylem Planı’nın hazırlık sürecine ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Planın hazırlanma süreci 2021 yılında başlatılırken, çalışmalar İstanbul Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yürütülüyor.

Strateji ve Eylem Planı hazırlanırken pandemi dönemi sonrası ortaya çıkan ihtiyaçlar, On İkinci Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program, Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı gibi politika belgeleriyle uyum gözetiliyor.

Plan kapsamında öne çıkan temel hedefler şöyle sıralanıyor:

  • Atık oluşumunun önlenmesi,
  • Kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması,
  • Sıfır Atık uygulamalarının güçlendirilmesi,
  • Çevreye duyarlı bertaraf yöntemlerinin yaygınlaştırılması,
  • Geri kazanım kapasitesinin artırılması.

Veri Toplama ve Atık Karakterizasyon Çalışmaları

2025-2035 Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi ve Eylem Planı’nın hazırlanması sürecinde ülke genelinde kapsamlı veri toplama çalışmaları yürütüldü. Bakanlık, belediyeler ve ilgili kurumlardan elde edilen veriler bir araya getirilerek mevcut durum analizi gerçekleştirildi.

Ayrıca belediye atıklarının bileşimini belirlemek amacıyla atık karakterizasyon çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda belediye atıkları içerisinde biyolojik atıkların yüzde 50’nin üzerinde paya sahip olduğu, geri dönüştürülebilir atıkların ise yaklaşık yüzde 20-25 seviyesinde bulunduğu tespit edildi.

Bu veriler doğrultusunda 2035 yılına kadar oluşacak atık miktarları için projeksiyonlar hazırlanırken, ihtiyaç duyulan tesis kapasiteleri ve yatırım gereksinimleri de hesaplandı.

Kısa, Orta ve Uzun Vadeli Hedefler

Ulusal Atık Yönetimi Planı kapsamında kısa vadeli hedefler arasında; depozito yönetim sisteminin hayata geçirilmesi, Sıfır Atık uygulamalarının yaygınlaştırılması ve Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nın yayımlanması yer alıyor.

Orta vadede atık oluşumunun azaltılması, belediye altyapılarının güçlendirilmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

Uzun vadede ise 2035 yılı itibarıyla belediye atıklarında yüzde 60 geri kazanım oranına ulaşılması amaçlanıyor. Seminerde, bu hedefe ulaşmak için yalnızca yeni tesis yatırımlarının yeterli olmayacağı; ekonomik teşviklerin, yönlendirici politika araçlarının ve yeni finansman mekanizmalarının da devreye alınması gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda, 2035 yılına kadar atık yönetimi alanında ihtiyaç duyulan yatırım tutarının yaklaşık 2,8 milyar avro olduğu ifade edildi.

Atık Türlerine Yönelik Planlamalar

Seminerde, farklı atık türlerine yönelik planlamalar da değerlendirildi. Kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle inşaat ve yıkıntı atıklarında artış beklendiği, bu nedenle geri kazanım tesislerine duyulan ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artacağı belirtildi.

Tıbbi atık miktarının da ilerleyen yıllarda yükselmesinin beklendiği aktarıldı. Bu doğrultuda sterilizasyon ve yakma tesislerinin kapasitelerinin artırılması planlanıyor.

Tehlikeli atıklar konusunda ise bölgesel analizlerin yapıldığı, mevcut tesis kapasitelerinin değerlendirildiği ve ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni tesis yatırımlarının öngörüldüğü ifade edildi.

 

Paylaş