,

Davos’a Yeşil Mutabakat Sanayi Planı damga vurdu

Davos’a Yeşil Mutabakat Sanayi Planı damga vurdu

Yeşil Mutabakat Sanayi Planı ile Avrupa, net sıfır yolunda temiz teknoloji ve endüstriyel inovasyonun merkezi haline gelmeyi hedefliyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (World Economic Forum) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantısına katılan dünya liderleri, bakanlar, yatırımcılar, iş dünyasının önde gelen isimleri, akademisyenler ve risk uzmanları küresel ekonominin geleceğini değerlendirdi. Bu yılki toplantıya Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in açıklamaları damga vurdu.

Ursula von der Leyen, insanlığın tarihin en büyük endüstriyel dönüşümünün eşiğinde olduğunu belirterek, “Net sıfır yolunda yaşanan dönüşüm, şimdiden endüstriyel, ekonomik ve jeopolitik değişimlere neden oluyor. Önümüzdeki on yıllar içerisinde, zamanımızın, belki de tarihin en büyük endüstriyel dönüşümüne tanık olacağız. Ve yarının ekonomisinin temeli olacak teknolojiyi geliştirip üretenler, lider konumda olacak.” dedi.

Avrupa’yı net sıfıra götürecek yolda temiz teknoloji ve endüstriyel inovasyonun merkezi haline getirme planı olarak Yeşil Mutabakat Sanayi Planı’nı (Green Deal Industrial Plan) açıklayan von der Leyen, planın düzenleyici ortam, finansman, beceriler ve ticaret olmak üzere dört temel unsurdan oluştuğunu söyledi.

Net sıfır emisyon hedefine hızla ulaşmak için çok önemli olan rüzgâr ve güneş, ısı pompaları, temiz hidrojen ve depolama gibi sektörlere elverişli koşullar sağlayacak düzenleyici ortamın kurulması gerektiğini belirten von der Leyen, elverişli yatırım koşulları sağlanmasına yardımcı olmak için yeni bir Net-Sıfır Sanayi Yasası çıkaracaklarını da açıkladı. Bu yeni yasanın, Kritik Hammaddeler Yasası ile birlikte ilerleyeceğini, ayrıca Avrupa’da temiz teknoloji için 2030’a yönelik net hedefleri de ortaya koyacağını belirtti.

Yeşil Mutabakat Sanayi Planı’nın ikinci unsuru ise temiz teknoloji üretimi için yatırım ve finansmanın artırılmasına yönelik olacağını belirten von der Leyen, Avrupa endüstrisini çekici kılmak için şu anda AB dışındaki teklifler ve teşviklerle rekabet edebilmek gerektiğini ifade etti.

Bu nedenle devlet yardımı kurallarının hızlandırılarak basitleştirilmesi için geçici uyarlama teklif edileceğini ve buna ek olarak AB genelinde temiz teknoloji geçişini desteklemek adına AB finansmanının da artırılması gerektiğini belirterek Avrupa Egemenlik Fonu (European Sovereignty Fund) hazırlanacağını aktardı.

Ursula von der Leyen, Yeşil Mutabakat Sanayi Planı’nın üçüncü ayağını ise geçişin gerçekleşmesi için gerekli becerilerin geliştirilmesinin oluşturacağını belirtti. Yeni teknolojilerdeki büyümeyle birlikte bu sektördeki becerilere ve vasıflı işçilere de ihtiyaç olacağını belirten von der Leyen, bu konudaki çalışmaların yasal regülasyonlar ve finans tarafındaki çalışmaları yatay kesen bir unsur olacağını aktardı.

Herkesin yararına açık ve adil ticareti sağlamanın dördüncü unsur olarak tanımlandığını belirten von Leyen, temiz teknolojilerin küresel boyutta net sıfır hedefini getirmesi için güçlü ve dayanıklı tedarik zincirlerine ihtiyaç olacağını ifade etti.

Uluslararası ticaretin, sanayinin maliyetlerinin düşürülmesine, istihdam yaratılmasına ve yeni ürünler geliştirilmesine yardımcı olacağını belirten von Leyen farklı ülkeler ile ticaret anlaşmaları yapmanın gerekliliğini vurguladı.

Avrupa Komisyonu’nun 1 Şubat’ta açıklayacağı teklif, 9-10 Şubat tarihlerinde düzenlenecek özel bir Avrupa Konseyi toplantısında ele alınacak.

Verilen taahhütler güvenilir değil

Dünya Ekonomik Forumu’na katılan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise, iklim kriziyle mücadelede zamanın daraldığına işaret ederek, Küresel sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırma hedefine ulaşmak giderek zorlaşıyor. Eğer acilen önlem almazsak, 2,8 derecelik bir artış yaşanacak. Bunun sonucu, hepimizin bildiği gibi yıkıcı olacak. Gezegenimizin bazı bölgeleri yaşanamaz hale gelecek. Ve birçok insan için ölüm cezası anlamına geliyor.” dedi.

Guterres, sera gazı emisyonlarını sıfıra olabildiğince yakın bir seviyeye indirme taahhüdü veren şirketlerin sayısının giderek arttığını ancak kullandıkları ölçütlerin genellikle “şüpheli veya muğlak” olduğunu söyledi. Bazı firmaların, ürünlerinin çevre dostu olduğunu iddia ettiklerini de belirterek, “Yeşil yıkamanın önünü açıyor.” dedi.

Guterres, şirketlerin net sıfır hedefine nasıl ulaşılacağına dair güvenilir ve şeffaf geçiş planları ortaya koyması ve bu planları bu yılın sonuna kadar sunması için de çağrıda bulundu.

Birol: “İklim kriziyle mücadelede siyasi irade eksik”

Greta Thunberg’in de aralarında olduğu iklim aktivistleri, Dünya Ekonomik Forumu’nda Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ile bir araya geldi.

Thunberg, iklim krizinden büyük ölçüde sorumlu olanlara söz verilmesinin “absürt” olduğunu belirterek, “Bunun yerine, iklim krizinden en çok etkilenen savunmasız grupları dinlemeliyiz.” dedi.

İklim değişikliğine neden olan emisyonların yüzde 80’inden fazlasının enerji endüstrisinden kaynaklandığını belirten Birol ise, “Enerji sektörünü temiz ve güvenli hale getirmeden iklim hedeflerini yakalayamayız. Sıcaklık artışını 1,5 derecede tutmamız gerekiyor ve bunun başarılabilmesi için yeni yatırımlar gerekiyor. Yeterli sermaye var. Ancak siyasi irade bu konuda yetersiz kalıyor.” dedi.
Net sıfır taahhütlerine rağmen yeni petrol ve gaz üretimini finanse etmeyi sürdüren bankalar hakkında sorulan bir soruya da yanıt veren Birol, bu konuda üç risk gördüğünü ifade ederek, “Birincisi, bugün yeni bir petrol sahası inşa etmeye karar verirseniz, çıkarılan ilk petrolü altı veya yedi yıl içinde pazarlara ulaştırabilirsiniz. İkincisi, küresel petrol talebinin yedi yıl içinde artmaya devam edeceğinden emin değilim çünkü elektrikli otomobiller çok güçlü bir şekilde büyüyor ve bu da yakıt talebini etkileyecek. Üçüncüsü ise, fosil yakıtlara yatırım bir iklim krizini besler.” ifadelerini kullandı.