,

Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayinin Sürdürülebilirlik Öncelikleri

Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayinin Sürdürülebilirlik Öncelikleri

İstanbul Sanayi Odası (İSO), sektörlere özel hazırladığı sürdürülebilirlik yol haritalarından yedincisini “Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayi” için yayımladı. Raporda, inovatif ürün, dijital altyapılara yatırım, iş birlikleri, artan geri dönüşüm, yeniden kullanım ve sürdürülebilir orman biyo-ekonomisinin teşvik edilmesi gibi yöntemlerle sektörün net sıfır karbon çözümleri için rekabetçi ve sürdürülebilir bir sağlayıcı haline gelebileceği vurgulanıyor.

2050’ye kadar Avrupa Birliği’ni (AB) net sera gazı emisyonlarının olmadığı, kaynak açısından verimli ve rekabetçi bir ekonomiye sahip bir topluma dönüştürmeyi amaçlayan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) kapsamında öne çıkan konular arasında “Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayi”nin karbonsuzlaşması ve iklim nötrlüğü hedefine yapabileceği katkı da yer alıyor. Biyoçeşitliliğe, iklim hedeflerine ve güvenli geçim kaynaklarına katkıda bulunan ve döngüsel bir biyo-ekonomiyi destekleyen sağlıklı ve dirençli ormanların artırılmasını amaçlayan AB Orman Stratejisi; Avrupa ormanlarının korunması, onarımı ve sürdürülebilir yönetiminin yanı sıra henüz ele alınmamış dünya ormanlarına da odaklanılıyor. Yeşil Mutabakat ile de sürdürülebilir bir malzeme olan ahşap ve kağıt ürünlerine geçiş teşvik ediliyor ve sektöre özel yeni fırsatlar yaratılıyor. Ayrıca, gıda maddelerinde üçte biri bulan israfa karşı bir önlem olarak daha fazla ve daha uygun ambalaj kullanımının teşvik edilmesinin de sektörün lehine gelişmeler yaratması bekleniyor.

Ormanlar karbon yutaklarıyla emisyon azaltımını destekliyor

“Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayi”nin sürdürülebilirlik önceliklerinin çevresel, sosyal ve ekonomik olmak üzere üç ayrı başlık altında değerlendirildiği İSO raporunda, sektörün AB’nin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 7’sini oluşturduğu ve 3,5 milyon kişilik istihdama denk geldiği belirtiliyor. Rapor, ormanların karbondioksiti atmosferden absorbe ederek depolayan karbon yutaklarını artırdığını ve böylece emisyon azaltımını desteklediğini vurgulayarak biyolojik çeşitliliğin korunmasına da katkı sağladığını ifade ediyor. Bu kapsamda ormanların sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda yönetilmesi ve ekolojik, sosyokültürel ve ekonomik dengeyi sağlayacak şekilde korunması önem taşıyor.

Avrupa Kağıt Endüstrisi Konfederasyonu (Confederation of European Paper Industries, CEPI) tarafından hazırlanan bir rapora göre Avrupa ormanlarının ve ormana dayalı sektörün genel iklim katkısı, AB’deki tüm fosil emisyonlarının yaklaşık yüzde 20’sine tekabül eden yıllık 806 milyon ton karbondioksit azaltımına denk geliyor. İSO sürdürülebilirlik öncelikleri ve takip göstergeleri raporuna göre, sektörün bu iklim faydalarını fosil enerji kaynakları ve malzemeleri yerine odun bazlı alternatifler kullanarak genişletmek mümkün. Rapor ayrıca sektörün çevresel önceliklerinin hızla değişen yasal mevzuatlara, müşteri ve yatırımcı taleplerine uyum ve küresel rekabet gücü açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor.

“Beceri açığı” ile mücadele etmek için teknolojik değişimi öngörmek önemli

Raporda sektörün sosyal önceliklerinin belirtildiği bölümde ise paydaşlar için değer yaratma mesajı öne çıkarılıyor. Ormana dayalı sektörün tamamının işgücü açısından demografik zorluklarla karşı karşıya olduğunun belirtildiği raporda, sektörün beceri tutma kapasitesini ve çekiciliğini geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor: “Örneğin, Birleşik Krallık kereste endüstrisindeki işgücünün yüzde 53’ü 40 yaş üzerinde ve yeni girenlerin sayısı mevcut seviyede kalırsa ciddi beceri, işgücü eksikliği ortaya çıkacaktır. Ayrıca bugün ilkokula başlayan çocukların yüzde 65’inin henüz var olmayan yeni iş türlerinde çalışmaya başlaması beklenmektedir.”

Bu “beceri açığı” ile mücadele etmek ve işgücünün yeni ihtiyaçlarını tanımlamak için sektördeki teknolojik değişimi öngörmek ve iyi değerlendirmek gerektiğini belirten rapor, beceri açığını ve üretim sektöründe artan vasıflı işçi eksikliğini ele almak için uyum mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini ifade ediyor: “Bu kapsamda yetenek yönetimi, sektörde yer alan çalışanlara güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları sunma, sorumlu satın alma ve tedarik zinciri izlenebilirliğini artırarak değer zincirindeki insan hakları ihlallerinin ve olumsuz çevresel etkinin önüne geçebilme, operasyonel mükemmellik, çeşitlilik ve kapsayıcılık büyük önem taşımaktadır.”

Karbonsuzlaşmaya destek olacak inovasyonlar teşvik edilmeli

Raporun ekonomik sürdürülebilirlik öncelikleri bölümünde ise konvansiyonel ürünler üzerinden yeni ürün tasarımları ve üretimleri gerçekleştirmenin artık paydaşların gözünde yeterli olmadığı ve ürün geliştirme stratejileri oluşturulurken sürdürülebilir tasarım, kaliteli ve pazarlanabilir ancak daha az olumsuz çevresel etkiye sahip ürünlerin öne çıktığı vurgulanıyor. Rapora göre, tüketiciler bu ürünleri sadece daha yeşil oldukları için değil, aynı zamanda daha dayanıklı, daha kaliteli ve kullanımı daha ucuz olduğu için de tercih ediyor.

Karbon yakalama teknolojileri gibi karbonsuzlaşmaya destek olabilecek inovasyonların teşvik edilmesinin hedeflere ulaşmada kolaylaştırıcı rol oynayacağının belirtildiği raporda, bu teknolojilerin ölçeklenebilir olması adına açık inovasyon gibi dış paydaşların dahil olduğu ortamların kurumlar tarafından ortaya koyulmasının ön plana çıktığı da ekleniyor. Rapor ayrıca mevcut ekonomik ve ekolojik krizlerin bir dengeleyicisi olarak kabul edilen döngüsel ekonomi ve döngüsel iş modellerinin sanayi sektörlerinin kaynak verimliliği üzerinden maliyet avantajı yaratmasına ön ayak olabileceğini vurguluyor.

Paylaş