İklim İçin Hangi Adımlar En Büyük Farkı Yaratır

İklim İçin Hangi Adımlar En Büyük Farkı Yaratır

Vegan olun, arabayı bırakın, hava yoluyla seyahat etmekten kaçının.

Ya da bunların hepsini unutun; çünkü asıl sorumlu olanlar şirketler ve hükümetlerdir. Bu tartışma oldukça felç edici gelebilir. Peki ya asıl yanlış olan, bu tartışmanın kendisiyse?

Charlotte A. Kuk owski

The Conversation

Araştırmalarımız, iklim eylemine yönelik en etkili yaklaşımın insanların yalnızca tüketici olarak değil, toplumsal sistemlerin içinde değişim yaratması olduğunu gösteriyor.

Sonuçta sistemler insanlardan oluşmuyor mu? Bu etki gücünü; kurumları, normları ve ağları şekillendirmek için kullanmak, daha geniş toplumsal ve yapısal dönüşümlerin önünü açacaktır.

Kim olduğunuz ve gerçekçi olarak neler yapabileceğiniz temelinde, en yüksek etkiye sahip eylemlerinizi bulmanıza yardımcı olacak bir yöntem geliştirdik. Bu yöntem üç soruyla başlıyor: Halihazırda hangi rolleri üstleniyorsunuz? Bu roller içinde hangi eylemler iklim açısından en büyük etkiye sahip? Ve sizi ya da başkalarını bu eylemleri gerçekleştirmekten alıkoyan şey nedir?

Tüketici olmanın ötesinde: İklim için en büyük etki nerede?

Yeni araştırma makalemizde, önceki çalışmalarda kişisel eylem ile sistemsel değişim potansiyeli arasında bağlantı kurduğu belirlenen beş role odaklanıyoruz: vatandaş, profesyonel, yatırımcı, tüketici ve rol modeli. Önceki çalışmalar, bu rollerin her biri içinde yüksek etkiye sahip belirli eylemleri önceliklendirmişti. Bu eylemler arasında örneğin bir vatandaş olarak oyunuzu güçlü iklim politikaları uygulayacak liderleri seçmek için kullanmak ya da bir yatırımcı olarak fosil yakıtlardan yatırımlarınızı çekmek yer alıyor.

İklim eylemi, tüketim tercihlerinin çok ötesine uzanır. Halihazırda sahip olduğunuz roller içinde en etkili eylemleri belirleyerek ve hem sizin hem de başkalarının bu eylemleri gerçekleştirmesinin önündeki engelleri aşarak, sahip olduğunuz en büyük etki gücünü ortaya çıkarabilirsiniz.

İklim eylemi, tüketim tercihlerinin çok ötesine uzanır. Halihazırda sahip olduğunuz roller içinde en etkili eylemleri belirleyerek ve hem sizin hem de başkalarının bu eylemleri gerçekleştirmesinin önündeki engelleri aşarak, sahip olduğunuz en büyük etki gücünü ortaya çıkarabilirsiniz.

Örneğin bir mahalle sakini düşünün: Sadece bir yerde yaşayan ve komşularını tanıyan biri. Kendisini iklim değişimi konusunda etkili bir aktör olarak görmeyebilir. Ancak düşük karbonlu altyapı için kampanya yürütecek insanları örgütleyebilir ya da görüşlerini açıkça dile getirerek risk taşıyan kişilerin sesi olabilir.

Ya da bir hastanenin satın alma görevlisini ele alalım. Kurumsal yemek hizmetlerini bitki temelli seçeneklere yönlendirerek veya yenilenebilir enerjisağlayıcılarını tercih ederek, onlarca hatta yüzlerce meslektaşının önündeki seçenekleri şekillendirebilir.

Böylece hem tedarik zincirlerini etkiler hem de süreç içinde neyin normal ve uygulanabilir olduğuna dair algıları dönüştürür. Benzer şekilde, emeklilik fonunun fosil yakıtları finanse ettiğini keşfeden biri, işverenini sadece talep etme konumunda olanlara değil, tüm personele etik seçenekler sunmaya zorlayabilir.

Bu çerçeve, bir mahalle sakininden bir şirketin CEO’suna kadar her etki düzeyinde uygulanabilir. Yüksek etki gücüne sahip rollerde bulunan kişilerin eylemleri, çarpan etkisi yaratır. Bu durum, örneğin iklim konularını okul müfredatına dahil etmek gibi bir eylemin, kişinin kendi tercih ve davranışlarının çok ötesine geçmesiyle ortaya çıkar. Böyle bir adım, çocukların arkadaşlarıyla ve evlerinde iklim konusunda konuşmalar yapmasını sağlayarak daha geniş bir etki yaratabilir. Ancak herkes aynı ölçüde sorumluluğa ya da harekete geçme kapasitesine sahip değildir.

Vatandaş, profesyonel, yatırımcı: Etki gücünü keşfetmek

Önceki çalışmalarımızda, eşitsizliğin birçok insanın iklim eylemine katılma kapasitesini nasıl sınırladığını göstermiştik. Bu durum sürdürülebilir yatırım yapmaktan protestolara katılmaya ya da yalnızca farklı tercihler yapabilecek kaynaklara sahip olmaya kadar pek çok alanda kendini gösteriyor. Harekete geçme özgürlüğü en fazla olan kişiler, çoğu zaman en büyük karbon ayak izine sahip olanlardır.

Birleşik Krallık’ta insanların üçte biri tüm uçuşların yüzde 80’inden fazlasını gerçekleştirirken, nüfusun yarısı hiç uçmuyor. Ayrıcalık ve etki gücü sağlayan konumlar toplumda eşit şekilde dağılmadığından, farklı insanların etki yaratma kapasitesi de farklı düzeyde olacaktır. Ancak eğer sık uçan biriyseniz, sorumluluk almak; gezegen üzerindeki orantısız etkinizi kabul etmek, uçuşlarınızı azaltmak ve havacılık sektörünün iklim üzerindeki maliyetlerini üstlenmesini savunmak anlamına gelebilir.

İklim karşısındaki hareketsizlik ve çaresizlik hissi çoğu zaman insanların kendini devasa sistemler karşısında güçsüz hissetmesinden kaynaklanır. Ancak çalışmamızın belki de en önemli bulgusu şudur: Sistemler insanlardan oluşur ve insanların, alışveriş alışkanlıklarının çok ötesine uzanan rolleri, tercihleri ve etki güçleri vardır.

 

Paylaş