,

İSO yeni sürdürülebilirlik projelerini tanıttı

İSO yeni sürdürülebilirlik projelerini tanıttı

İSO Sürdürülebilirlik Platformu beşinci defa buluşarak İstanbul Sanayi Odası’nın 2022 sürdürülebilirlik çalışmalarını ve Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele yolculuğunu değerlendirdi.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) sürdürülebilirlik alanında yürüteceği faaliyetler için stratejik öneriler geliştirmeyi amaçlayan İSO Sürdürülebilirlik Platformu, beşinci toplantısını İSO Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Mustafa Tacir’in ev sahipliğinde 3 Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıda UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Tuba Seyyah, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele yolculuğu ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) hakkında bilgi verirken, İSO Sürdürülebilirlik ve Koordinasyon Şubesi Müdürü Gülberk Ertap ise İstanbul Sanayi Odası’nın 2022 sürdürülebilirlik çalışmalarındaki yeni projeleri tanıttı.

“İklim değişikliğiyle mücadele ancak entegre çalışmalarla mümkün”

Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Mustafa Tacir, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olmasıyla iklim değişikliğiyle ilgili çalışmalarının hızlanmaya başladığını belirtti: “Emisyon Ticaret Sistemi, Türkiye’nin iklim hedeflerinin gerçekleşmesi için önemli bir piyasa düzenleme aracı. Avrupa Birliği, 2005 yılından bu yana uygulanan Emisyon Ticaret Sistemiyle karbon piyasasının altyapısına zaten sahip. Türkiye’de Avrupa Birliği ile uyumlu bir Emisyon Ticaret Sisteminin geliştirilmesi, ülkemiz sanayisinin rekabetçiliğini koruyabilmesi için büyük bir önem taşıyor.”

2021 yılında yaşanan aşırı doğa olaylarıyla ve iklim değişikliğiyle mücadelenin ancak entegre çalışmalarla mümkün olduğunu vurgulayan Tacir, “Bu kapsamda Millî Eğitim Bakanlığı’nın iklim değişikliğini müfredata entegre etmesi, bakanlıklarının iklim değişikliğinin etkilerini tespit etmek ve azaltmak üzerine yürüttüğü çalışmalar ve hazırladıkları raporlar iklim kriziyle mücadeledeki diğer önemli adımlar olarak öne çıkıyor” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

“Çözüm, ulusal katkı beyanlarıyla uzun dönemli stratejileri uyumlu hazırlamak”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve UNDP iş birliğinde Türkiye’nin iklim hedeflerini yansıtacak uzun vadeli bir iklim değişikliği stratejisi ve eylem planı hazırlığı hakkında bilgi veren UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Tuba Seyyah ise 2053 için net sıfır hedefi açıklamanın Türkiye için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “Sera gazı emisyonları sektörlere göre sıralandığında ilk sırada yüzde 72 ile enerji sektörü yer alıyor. Enerji sektörünü yüzde 13 ile tarım, yüzde 11 ile sanayi ve yüzde 3 ile atık sektörü takip ediyor. Emisyonları azaltmak için yapılması gereken ulusal katkı beyanlarıyla uzun dönemli stratejileri paralel ve uyumlu hazırlamak, çünkü uzun dönemli stratejiler 2050 yılına kadar ülkenin hangi yönde ilerleyeceğine dair politika sinyalleri vererek yabancı yatırımları çekiyor ve uluslararası iş birliğini hızlandırıyor.”

UNDP ve Bakanlık çalışmalarının yedi sektörü kapsadığını ve bugüne kadar sektörler üzerinde ayrı ayrı çalışmalar yapılsa da sektörlerin etkileşimine ilk defa bakılacağını paylaşan Seyyah, “Örneğin elektrikli araçlar ulaşım tarafında emisyonları azaltırken elektrik talebini yükselttiği için elektrik açısından emisyonları artırıyor. Bu nedenle sektörlerin etkileşimine maliyet etkin bir açıdan bakmalıyız” ifadelerini kullandı.

UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Tuba Seyyah, Emisyon Ticaret Sistemiyle ilgili olarak da şu ifadeleri kaydetti: “ETS ile ilgili en kritik nokta kapsamı. Sadece Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamına giren sektörler değil, sera gazı emisyonlarının izlenmesi ve raporlanması (Monitoring, Reporting and Verification, MRV) kapsamına giren sektörler de dahil edilmeli. Ayrıca, devlet elde ettiği geliri teşvik olarak sektörlere geri döndürmeli. Bunun için uluslararası kaynaklardan faydalanmaya yönelik opsiyonlu politikalar belirlenebilir.”

“ETS araçlardan sadece biri”

Toplantının katılımcılarından olan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan da Emisyon Ticaret Sistemi ve net sıfır emisyon kavramlarının yanlış anlaşıldığına dikkat çekti: “Net sıfır emisyona ulaşıldığında da brüt emisyonlar devam edecek. Örneğin, en iyimser senaryolarda bile 2050’de 3,5 milyar ton brüt emisyon kalacağı tahmin ediliyor. Bu emisyonun ortadan kalkması ormanlaştırma ve karbon stoklamaya bağlı, ancak ormanlaştırmadan kapasitesinin üzerinde bir verim bekleniyor. Dünyadaki tarım arazisinin beş katı kadar bir orman hedefi konuyor.”

“Ayrıca, net sıfır emisyona ulaşmak için henüz var olmayan teknolojilere aşırı güven duyulması ve karbon ticaret sisteminin bir fetiş haline getirilmesi asıl krizi geri plana atıyor. Aslında bir an önce karbonun sosyal maliyetini hesaplamalıyız. Bu, karbon ticaret sistemini uygulamamak anlamına gelmemeli; ancak ETS’yi araçlardan sadece biri olarak görüp yanına başka araçlar da eklemek zorundayız.”

İstanbul Sanayi Odası’ndan yeni sürdürülebilirlik projeleri

İSO Sürdürülebilirlik ve Koordinasyon Şubesi Müdürü Gülberk Ertap ise, İstanbul Sanayi Odası’nın 2022 yılında hayata geçirmeyi planladığı İSO Açık İnovasyon Platformu ve İSO Genç Araştırmacı Programı projelerinden bahsetti. İklim Değişikliği, Sürdürülebilir Sanayi, Döngüsel Ekonomi, İşin Geleceği / Güvenli Çalışma ve Sürdürülebilir Finans olmak üzere İstanbul Sanayi Odası’nın sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında belirlediği beş tematik alanda yapılacak akademik çalışmaların destekleneceği İSO Genç Araştırmacı Programı ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilirken sektör sorunlarının akademik bir bakış açısıyla çözülmesi hedefleniyor. Şirketler içindeki inovasyonu artırmayı hedefleyen İSO Açık İnovasyon Platformu projesiyle ise girişimcilerin ve sektör profesyonellerinin sektör sorunlarını ortak bir havuzda eriterek çözmesi bekleniyor. Ortaklaşan sürdürülebilirlik meselelerinin çözümünde yenilikçilik bakış açısını ve iş birliği yaklaşımını ön plana çıkarak süreci kolaylaştırmayı da amaçlıyor.