Kadın liderler, daha sıkı iklim politikalarının benimsenmesini sağlıyor

Kadın liderler, daha sıkı iklim politikalarının benimsenmesini sağlıyor

Zirvenin yedinci gününde kadınların iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemine vurgu yapıldı. Gün içerisinde ise önemli ortaklıklar duyuruldu.

COP27’de 7. gün:

UNICEF Körfez Bölgesi Ofisi Gençlik İklim Savunucusu Ayshka Najib kadınlar ve genç kızların tüm çeşitlilikleriyle yüzyıllardır iklim hareketine öncülük ettiğini belirterek: “Kadınlar ve kız çocukları iklim değişikliğine uyum sağlamaya çalışırken daha büyük engellerle karşılaşıyor, daha büyük ekonomik tepkilere maruz kalıyorlar, afetler patlak verdiğinde artan ücretsiz bakım ve ev işlerine katlanmak zorunda kalıyorlar ve tüm bunların yanı sıra potansiyel şiddete karşı daha savunmasız durumdalar. Ancak BM Kadın Birimi’nin söylediği gibi, kadınlar kurban değildir ve elimizdeki veriler, kadınların parlamentolarda temsil edilmelerinin ülkeleri daha sıkı iklim değişikliği politikaları benimsemeye yönlendirebileceğini gösteriyor.” dedi.

STK Actionaid’den Kenyalı iklim ve toplumsal cinsiyet uzmanı Lucy Ntongal ise, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin kadınlar ve kız çocukları üzerinde, cinsel ve ev içi şiddet risklerini artırmak da dahil olmak üzere, yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söyledi. Ntongal: “Bu krizi görmezden gelmeye devam etmek demek, kadınlara dünya liderlerinin artık geleceklerini umursamadıklarını söylemek demektir. Liderler, iklim krizinin olumsuz etkileriyle karşı karşıya olan genç kızların ve kadınların seslerini COP27 müzakerelerinin merkezinde tutmalı, çünkü onlar çözümleri sunacak en iyi kişilerdir.” dedi.

Su güvenliğinin sağlanması için AWARe devreye girdi

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı Başkanlığı ve Dünya Meteoroloji Örgütü, su güvenliğine dair sorunları ve iklim değişikliğine uyum genelinde çözümleri ele almak için iş birliğini öngören ortak bir girişim başlattı.

Suya Uyum ve Dayanıklılık Girişimi Eylemi (Action on Water Adaptation or Resilience, AWARe) girişimi Afrika’daki savunmasız topluluklar ve ekosistemler için su ve uyum yatırımlarını artırmayı amaçlıyor.

Dünya genelindeki insanların yaklaşık yüzde 40’ı su kıtlığından etkileniyor; BM Genel Sekreteri’nin bu yılın başlarında belirttiği gibi, atık suyun yüzde 80’i arıtılmadan çevreye atılıyor ve afetlerin yüzde 90’ından fazlası ise suyla bağlantılı olarak gerçekleşiyor.

Bu kapsamda AWARe girişimi üç alana odaklanacak. Yapılan açıklamada bu üç alan, dünya çapında su kayıplarının önüne geçilmesi ve su tedarikinin geliştirilmesi, suyla ilgili ortaklaşa uyum eylemi için ortak politika ve yöntemlerin desteklenmesi ile su ve iklim eylemi arasındaki iş birliğinin teşvik edilmesi olarak sıralandı.

Küresel Kalkan harekete geçiyor

Pakistan, Gana ve Bangladeş, iklim felaketlerinden en çok zarar gören ülkelere fon sağlamak için G7 tarafından kurulan “Küresel Kalkan” girişiminden fon alan ilk ülkeler olacak.

Zirvenin yedinci gününde Almanya tarafından yayımlanan bildiride Kosta Rika, Fiji, Filipinler ve Senegal’in de listede yer alacağı belirtildi.

Küresel Kalkan, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas ülkelerin sel veya kuraklık sonrasında sigorta ve afet koruma fonlarına hızlı erişimini sağlamayı amaçlıyor. Küresel Kalkan, iklim açısından hassas 58 ekonomiden oluşan V20 grubu ile iş birliği içinde hareket edecek.
Almanya, bu paketlerin önümüzdeki aylarda geliştirileceğini ve daha fazla ülkenin erişimine açılacağını söyledi.

Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı kuruldu

COP27’de hükümetler, işletmeler ve toplum liderlerinin sürdürülebilir orman yönetimi ve koruma konusunda birlikte hareket etmelerini amaçlayan Orman ve İklim Liderleri Ortaklığı’nın (The Forest and Climate Leaders Partnership, FCLP) tanıtımı yapıldı.

Kurulan ortaklığa şimdilik küresel GSYH’nın yüzde 60’ından fazlasını ve dünya ormanlarının yüzde 33’ünü temsil eden 27 ülke katıldı.

Sürdürülebilir orman yönetimi ve koruma konusunda çalışmalar yapacak olan ortaklık, geçen yıl COP26’da 140’tan fazla ülkenin 2030’a kadar orman kaybını ve arazi bozulmasını durdurma taahhüdünü uygulamaya yönelik eylemleri hızlandırmayı ve sahada etkili sonuçlar elde etmeyi amaçlıyor.

Ülkelerin FCLP’ye katılarak bir veya daha fazlasını uygulamayı taahhüt ettiği eylemler arasında, uygulamayı desteklemek için kamu ve donör finansmanının harekete geçirilmesi, yerel toplulukların girişimlerinin desteklenmesi ve ormanların korunmasının teşvik edilmesi yer alıyor.

 

Paylaş
One Response

Yorumlara kapalı.