AB, temiz enerji geçişi için yenilenebilir hidrojeni teşvik ediyor

AB, temiz enerji geçişi için yenilenebilir hidrojeni teşvik ediyor

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği’nde (AB) yenilenebilir hidrojeni tanımlamak ve emisyon azaltımında kullanılacak metodolojiyi belirlemek için yeni kural tekliflerini sundu.

İlk kanun teklifi, hidrojen, hidrojen bazlı yakıtlar veya diğer enerji taşıyıcıların hangi koşullar altında biyolojik olmayan yenilenebilir yakıt (renewable fuels of non-biological origin, RFNBO) olarak kabul edilebileceğini tanımlıyor.

Teklif, AB’nin Yenilenebilir Enerji Direktifi’nde belirtilen hidrojen için “eklenebilirlik” ilkesine de açıklık getiriyor. Bu kapsamda hidrojen üretecek elektrolizörlerin yeni yenilenebilir enerji şebekelerine bağlanması gerekecek. Ancak şebekeye bağlı elektrolizörleri kullanan hidrojen üreticilerinin ya kendi yenilenebilir enerjilerini üretmeleri ya da yenilenebilir enerji için Enerji Tedarik Anlaşması (Power Purchase Agreement, PPA) imzalamaları gerekecek.

Hidrojen projeleri için düzenlemelerin uygulanması aşamalı bir şekilde gerçekleştirilecek. Kurallar zaman içinde giderek daha katı hale gelecek şekilde revize edilecek. İlk etapta 1 Ocak 2028’den önce faaliyete geçecek hidrojen projeleri için “eklenebilirlik” gerekliliklerinin sağlanması hedeflenecek.

1 Ocak 2030’a kadar hidrojen üreticileri, aylık bazda sözleşmeli yenilenebilir enerji kaynaklarına uygun olarak hidrojen üretimlerini eşleştirebilecekler. Bu, güneş veya rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak hidrojen üretmeleri ve ürettikleri hidrojen miktarının sözleşmeli yenilenebilir enerji kaynaklarıyla eşleşmesini sağlamaları anlamına geliyor.

İkinci kanun teklifi ise RFNBO’ların yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve azaltılması için bir metodoloji sağlıyor.

Metodoloji kapsamında, değer zincirindeki yukarı yöndeki (upstream) emisyonları ve şebeke elektriğinin üretimi ile ilgili emisyonlar ile bu yakıtların son tüketiciye taşınmasıyla ilgili emisyonlar dahil olmak üzere yakıtların tüm yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonları hesaba katılacak.

Ayrıca fosil bazlı yakıt üreten bir tesiste ortak üretim olması durumunda yenilenebilir hidrojen veya türevlerinin sera gazı emisyonlarının nasıl hesaplanacağına da açıklık getiriliyor.

Bilim insanları deniz suyundan yeşil hidrojen elde etmeyi başardı

Deniz suyunda korozyon ve mikroorganizmalar bulunduğundan hidrojen elde etmek oldukça zor. Bu sorun aşılsa bile deniz suyundan hidrojen elde edildiğinde zehirli klorür açığa çıkıyor. Ancak RMIT’deki bilim insanları kloru açığa çıkarmadan, doğrudan deniz suyundan yüksek verimli, düşük maliyetli yeşil hidrojen üretimi için yeni bir yöntem geliştirmeyi başardı.

Deney kapsamında hidrojen ve oksijen moleküllerinden oluşan hidroksil anyonları anodik potansiyele sahip oksijen moleküllerine oksitlendi ve süreç büyük miktarlarda hidroksil ürettiği için klor miktarını azalttı.

Deneyin baş araştırmacısı Dr. Nasir Mahmood, Deniz suyunu kullanmanın önündeki en büyük engel, süreç içerisinde açığa çıkan klordur. Eğer bu sorunu çözmeden dünyanın hidrojen ihtiyacını deniz suyunu kullanarak karşılayacak olsaydık, her yıl ortalama 240 milyon ton klor açığa çıkardı ki bu da dünyanın kaldırabileceği miktarın üç ila dört katına tekabül ediyor. Fosil yakıtlardan üretilen hidrojeni, doğaya farklı bir şekilde zarar verebilecek hidrojen üretimiyle değiştirmenin hiçbir anlamı yok.” dedi.

Mahmood, “Bu yeni katalizörlerin çalışması çok az enerji gerektiriyor ve oda sıcaklığında kullanılabiliyor. Bu yöntemin sürdürülebilir olması için, kullandığımız hidrojen, tüm üretim yaşam döngüsü boyunca yüzde 100 karbonsuz olmalı ve dünyanın değerli tatlı su rezervlerine zarar vermemelidir. Hidrojeni doğrudan deniz suyundan üretme yöntemimiz basit, ölçeklenebilir ve şu anda piyasada bulunan benzer diğer yöntemlerin tamamından çok daha uygun maliyetli.” diyor.

Araştırmayı gerçekleştiren ekip, şimdilerde üretim ölçeğini genişletmek istiyor. Verimlilik düzeyi büyük ölçekte sağlanabilirse deniz suyundan  çevreye zarar vermeden hidrojen üretmenin önü açılabilir.