Enerji verimliliği uygulamaları hızla yaygınlaşıyor

Enerji verimliliği uygulamaları hızla yaygınlaşıyor

2022’de hayata geçirilen dört örnek uygulama enerji verimliliği yolculuğuna ışık tutuyor.

2022’de fosil yakıt fiyatlarının yükselmesi, birçok ülkenin enerji verimliliğine yönelik girişimlerini hızlandırdı. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (International Energy Agency) “Enerji Verimliliği 2022” raporuna göre, bina yenilemeleri ve araçların elektrifikasyonu gibi enerji verimliliğine yönelik yatırımlar, dünya çapında 2021’e göre yüzde 16’lık artışla 2022’de 560 milyar dolara ulaştı.

IEA raporu, 2000 yılından bu yana alınan enerji verimliliği önlemleri sayesinde, 2022’de toplam 680 milyar dolar tasarruf sağlandığını gösteriyor.

Enerji verimliliği iyileştirmelerinin net sıfır hedeflerine ulaşmak için önümüzdeki on yıl içerisinde, yıllık ortalama yüzde 4 seviyesinde olması gerekiyor. Bu oran 2022’de yüzde 2 olarak gerçekleşmişti.

Dünyada ulaşım ve ısıtmanın elektrifikasyonu hızlanıyor; satılan her sekiz arabadan biri artık elektrikli ve ısı pompalarının kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yürürlüğe giren Enflasyon Azaltma Yasası, Avrupa Birliği’nin REPowerEU planı ve Japonya’nın Yeşil Dönüşüm (GX) programı da enerji verimliliğinde atılacak büyük adımların müjdesini veriyor. Dolayısıyla enerji verimliliğinde yıllık ortalama yüzde 4 seviyesine ulaşmak hiç de zor görünmüyor.

Enerji verimliliği birçok ülkenin önceliği haline gelirken, 2022’de enerji verimliliğine yönelik dört örnek uygulama dikkat çekiyor.

ABD eski okul binalarını enerji verimli hale getiriyor

Report Card for America’s Infrastructure’ın hazırladığı bir rapor, ABD’deki devlet okullarının yüzde 53’ünün altyapısının eskidiğini ve yaklaşık yüzde 41’inin ısıtma ve havalandırma sistemlerinde sorun yaşandığını gösteriyor.

Bu doğrultuda harekete geçen hükümet, devlet okullarının enerji sistemlerini iyileştirmeye yönelik 80 milyon dolarlık Renew America’s Schools hibe programını başlattı.

Renew America’s Schools hibe programı kırsal bölgede yer alan veya yoksulluğun yüksek olduğu bölgelerdeki okullarda enerji verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Şili, elektrikli otobüsleri yaygınlaştırıyor

Şili’de enerji tüketiminin üçte birinden fazlası, fosil yakıtlara dayalı ulaşım sektöründen kaynaklanıyor. Bu da ulaşım sektörünün ülkedeki karbondioksit emisyonlarının dörtte birinden sorumlu olduğu anlamına geliyor. Fosil yakıt tüketimini azaltmak için harekete geçen Şili, 2017’de ülke çapında elektromobilite hareketini başlattı ve toplu taşıma araçlarının elektrifikasyonunu hızlandırdı.

Şili’nin başkenti Santiago’da elektrikli otobüslerin payı, filonun dörtte birine denk geliyor ancak Şili 2035 yılına kadar filonun tamamını dönüştürmeyi hedefliyor.

Hükümetin toplu taşımaya yönelik elektromobilite stratejisi, Şili’yi elektrikli araç kullanımında Güney Amerika’da lider konuma getirdi. Dünya çapında ise Şili, Çin’in ardından elektrikli araç kullanımında ikinci sırada yer alıyor.

Araştırmalar, elektrifikasyona yatırım maliyetinin, bir dizel otobüse kıyasla yüzde 50’ye kadar daha yüksek ancak işletme maliyetlerinin yüzde 70 oranında daha düşük olduğunu gösteriyor.

Yıkmak yerine yenilemek maliyeti düşürüyor

Avrupa Birliği’nde (AB) enerji tüketiminin yüzde 40’ı ve karbondioksit emisyonlarının yüzde 36’sı binalardan kaynaklanıyor. Dolayısıyla AB, yeni yapılan binalarda birçok enerji verimliliği önlemini hayata geçiriyor. Ancak, net sıfır hedeflerine ulaşmak için yalnızca yeni yapılara odaklanmak yeterli değil; mevcut binaların da enerji sistemlerinin yenilenmesi gerekiyor.

Enerji tasarrufu sağlayan teknolojileri eski binalara adapte etmek hem altyapıdan kaynaklanan sorunlardan ötürü kolay değil hem de maliyeti oldukça yüksek. Ancak Ecoworks şirketi buna bir çözüm sunuyor.

Şirket, bir binanın dijital ikizini oluşturmak için lazer tarama teknolojisini kullanıyor. Ardından, eski binanın üzerine tam olarak oturan ve yalıtımını iyileştiren prefabrike paneller üretiyor. İnşaatlarda kullanılan karbon yoğun malzemelerden kaçınan Ecoworks, paneller için ahşap ve yalıtım için selüloz gibi yenilenebilir malzemeler kullanıyor. Evlerin içine gaz kazanlarından daha verimli olan elektrikli ısı pompaları kuruyor ve binaların tükettiklerinden daha fazla enerji üretmelerine yardımcı olan yerleşik güneş panelleri ile modüler bir çatı yerleştiriyor.

Şirketin CEO’su Emanuel Heisenberg, “Enerji verimliliğini sağlamak için tüm eski binaları yıkıp yenilerini inşa etmeyi ülkelerin mali yapıları kaldıramaz. Dolayısıyla bu binaları yenilememiz ve karbon yutaklarına dönüştürmemiz gerekiyor.” diyor.

Klimada bir derece ne kadar fark yaratıyor?

Geçtiğimiz yaz Avrupa’da yaşanan kuraklık, pek çok ülkenin yeni önlemler almasına neden olmuştu. Örneğin İspanya, ofislerde ve mağazalarda klimaların yaz aylarında 27 derecenin altına düşürülmesini yasaklamıştı.

Hindistan ise bir adım daha ileriye giderek, klima üreticilerinin yeni üretilen cihazlarda en düşük sıcaklığın 24 derece olarak ayarlanmasını gerektiren bir yasayı hayata geçirdi. Yasa öncesinde Hindistan’da üretilen klimaların en düşük seviyesi 20 dereceydi.

Araştırmalara göre klimada yükseltilen her bir derecede yüzde 6 oranında elektrik tasarrufu sağlanabiliyor.

Yeni yasa ile Hindistan yüzde 18 ila yüzde 24 arasında enerji tasarrufu sağlamayı hedefliyor.

AB, enerji verimliliği yasasında sona yaklaşıyor

Avrupa Komisyonu ise, 2030 yılına kadar birincil ve nihai enerji tüketimini azaltmayı hedefleyen enerji verimliliği yasası üzerinde sona yaklaşıyor.

Şimdilik müzakerelerde yerel makamlar tarafından hazırlanacak olan ısıtma ve soğutma planları üzerinde anlaşmaya varıldı. Varılan anlaşmaya göre, üye ülkelerin bölgesel ve yerel makamlarının, toplam nüfusu 45.000’den fazla olan belediyelerde yerel ısıtma ve soğutma planlarını hazırlaması zorunlu olacak.

Mayıs ayında Avrupa Komisyonu, AB’nin enerji verimliliği hedefinin Temmuz 2021’de yüzde 9’dan 2030’a kadar yüzde 13’e çıkarılmasını önermişti. Ancak bu oranın yüzde 14,5 olarak revize edilmesi bekleniyor.

Öte yandan AB ülkeleri için petrol, gaz ve elektrik tüketiminin fiili olarak azaltılmasını sağlayacak yıllık enerji tasarrufu yükümlülüğü üzerinde de henüz anlaşmaya varılamadı. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu tarafından önerilen yüzde 1,5 yerine yüzde 2’lik bir hedef istiyor.

Anlaşmanın Temmuz ayına kadar tamamlanması bekleniyor.