, ,

Enerji verimliliği yatırımlarının maliyeti düşük ve getirisi yüksek

Enerji verimliliği yatırımlarının maliyeti düşük ve getirisi yüksek

Her yıl Ocak ayının ikinci haftası kutlanan “Enerji Verimliliği Haftası” kapsamında düzenlenen webinarda uzmanlar Türkiye’nin enerji verimliliği yolculuğunu değerlendirdi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) iş birliği ile, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında, “Sanayide Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Destekleri Webinarı” etkinliği gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe ETKB Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, KOSGEB Başkan Yardımcısı Bilal Kendirci, KOSGEB Proje Yönetimi Dairesi Başkanı Dr. Faruk Kahvecioğlu, Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) Başkanı Onur Ünlü, TSKB Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hepkaya ve Kıdemli Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Danışmanı ve Yeşil Yakalı Kadınlar Derneği Kurucu Üyesi Seyran Hatipoğlu konuşmacı olarak katıldı.

Sanayide Enerji Verimliliği Uygulamaları ve Destekleri Webinarı etkinliğinin açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Vehbi Canpolat, enerji verimliliği konusunun teknoloji yatırımlarının odağına koyulması gerektiğini belirterek, “Sanayide tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 70’i elektrik motorları tarafından kullanılıyor. Bir elektrik motorunun ömrü boyunca maliyetinin yüzde 97’si elektrik tüketimi kaynaklı. Ülkemiz sanayisinde 7,5 kilowatt ve üzeri verimsiz elektrik motoru sayısı ise 3,8 milyon adet.” dedi.

Canpolat, “Biliyoruz ki, en ucuz enerji verimlilik yatırımlarının yapılması ile tüketmediğimiz enerjidir ve bunun için yapılacak yatırımların desteklenmesi, yatırımların hayata geçirilmesi noktasında önemli bir motivasyondur. Enerji verimliliği aynı anda arz güvenliğinin sağlanması, maliyetlerin düşmesi ve iklim hedeflerinin karşılanması için bulunmaz bir fırsattır.” ifadelerini kullandı.

Enerji verimliliğinde başarının anahtarının enerji yönetimi olduğunu söyleyen Canpolat, “Enerji verimliliği potansiyelini tespit edememek, bu yatırımı yapmamak maliyet etkin bir fırsatın kaçması anlamına gelmektedir. Bu noktada üretim sürecindeki insan kapasitesinin yeterliliği kritik önem taşımaktadır. Geçen yıl 50 pilot tesisimizde yürüttüğümüz ‘Enerji Verimliliği Danışmanlığı ve Raporlaması’ projemizde ilgili tesis yetkililerine sonuçlar hakkında geri bildirim vererek bilinç düzeyinin arttırılmasına da katkıda bulunduk. Projemizin sonuçlarına göre, 50 pilot tesisimizde 50 adet enerji verimliliği projesinin hayata geçirilmesi durumunda söz konusu yatırımların ortalama geri dönüş sürecinin 3,7 yıl olduğu sonucu ortaya çıkıyor.” dedi.

Enerji verimliliğinde Türkiye dünyada ikinci sırada

Etkinlikte konuşan ETKB Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, Türkiye’nin başarılı olduğunu söyledi. Karaveli, “Uluslararası Enerji Ajansı’nın ‘Enerji Verimliliği 2022’ raporunda, 2021 enerji yoğunluğu iyileştirme konusunda Türkiye dünya ikincisi oldu. Türkiye, son 20 yılda ortalama yüzde 1,4 seviyesinde enerji yoğunluğu iyileştirmesinde bulunuyorken, 2021’de bu oran yüzde 2,7’ye ulaştı. 2021 bizim rekor yılımızdı ama elimizdeki verilerden görüyoruz ki, 2022’de de yeni rekorlar kıracağız.” dedi.

Karaveli, “Enerji sektörü gündelik hayatta enerji talebini karşılamak ve arz güvenliğini sağlamakla yükümlü. Arz güvenliğini sağlarken de enerji maliyetlerinde dışa bağımlılığı azaltmak ve sera gazı emisyonlarının artmamasını, hatta azalmasını sağlamakla da yükümlü. İşte bu noktada en etkin yöntem olarak enerji verimliliği karşımıza çıkıyor. 2021 yılında biz yıllık 1,3 milyar dolar yatırım alan, yıllık 375 milyon dolar tasarruf eden, ortalama 3,5 yılda kendisini geri ödeyen, yıllık 2500 civarında yeşil istihdam yaratan ve yaklaşık 16 milyon ton sera gazı emisyonundan kurtulmamızı sağlayan bir alan olarak enerji verimliliğini karşımızda görüyoruz. Enerjiyi en çok talep eden sektör sanayi olduğu için, orada büyük bir potansiyel görüyoruz. Dolayısıyla bizim Bakanlık olarak sağladığımız destek de öncelikle sanayiye odaklı.” ifadelerini kullandı.

“KOBİ’lere 10 milyara ulaşan destek sağladık”

Sağladıkları desteklerle KOBİ’lerin rekabet edilebilirliğini, üretimlerini, istihdamlarını ve ihracatlarını desteklediklerini belirten KOSGEB Başkan Yardımcısı Bilal Kendirci, “Bu açıdan 2022 yılı bizim için verimli bir yıl oldu. 2021 yılına göre desteklerimizi beş kat artırdık. Yaklaşık 10 milyara ulaşan bir destek sağladık.” dedi.

Kendirci, işletmelerin etüt çalışması yapmalarının önemine vurgu yaparak, “2022 yılının ikinci yarısında uzmanlarımızla KOBİ’lerimize ziyaretlerde bulunduk. İşletmelerimizin neye ihtiyaç duyduğunu, önümüzdeki dönemde şirketlerimizin ne gibi değişiklikler yapmak istediklerini tespit etmeye çalıştık. Çıkan sonuçlara göre, maalesef şirketlerin enerji verimliliğine yatırım farkındalığının düşük olduğunu gördük. Yaklaşık 15.000 işletmeden sadece yüzde 3’ü önümüzdeki dönem enerji verimliliği konusunda yatırım yapmayı planladığını ifade etti. Biz bu konuda etüt çalışmalarının yapılmasını önemsiyoruz. Ve yapılan etüt çalışmalarının maliyetlerinin neredeyse tamamını biz KOSGEB olarak karşılıyoruz. Elektrik motorlarının değişimini yapıp yapmamak kendi tercihlerindedir ancak etüt yapmaları hem kendileri açısından çok önemli hem de KOSGEB ve Enerji Bakanlığı’nın politika oluşturması açısından çok önemli veriler sağlıyor.” dedi.

Yakında Dünya Bankası’yla yaptıkları anlaşmayı da duyuracaklarını belirten Kendirci, “Enerji verimliliği hem bizim cari açığımızı hem üretim kapasitemizi hem de rekabet durumumuzu olumlu yönde etkiliyor. Bizler de kendi kaynaklarımız ve uluslararası kaynaklarla KOBİ’lerimize destek sunmak istiyoruz. Bu bağlamda örneğin Dünya Bankası ile yaptığımız görüşmelerde de sona gelmiş durumdayız. Enerji verimliliği konusunda çok önemli bir miktarda desteği Dünya Bankası’ndan temin edip KOBİ’lerin hizmetine sunacağız.” ifadelerini kullandı.

KOSGEB olarak işletmelere enerji verimliliğine yönelik Nisan ayından bu yana destek sağladıklarını aktaran KOSGEB Proje Yönetimi Dairesi Başkanı Dr. Faruk Kahvecioğlu ise, “KOBİ’lerimizin mevcut enerji tüketimini daha verimli kullanması, hem onların rekabeti için hem de uluslararası regülasyonlara hazırlanmak için büyük önem arz etmekte. Çalışmalarımızı yaparken potansiyel işletme sayısına ulaşma adına derlediğimiz istatistiklerde gördük ki, 10-99 TEP arası 83 bin işletme, 100-500 TEP arası ise 10 bin işletme mevcut. Bu işletmeleri hedef kitle olarak belirledik.” dedi.

Etüt çalışması gerçekleştiren işletme sayısının çok düşük olduğunu aktaran Kahvecioğlu, “İstatistiklere baktığımızda, başvuru sayısının yüksek ama destekten faydalanan işletme sayısının düşük olduğunu görüyoruz. Gerçekleşen etüt sayımız şu an için 25. Bu beklentimizin oldukça altında. Etütlerin yaygınlaşması enerji verimliliğinin sağlanması için çok önemli. Hedefimiz 2023’te 2500 işletmeye bu desteği ulaştırmak.” ifadelerini kullandı.

Sanayi, enerji verimliliğinde öncü rol üstlenmeli

Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) Başkanı Onur Ünlü, iklim değişikliğiyle mücadele edilmediği takdirde, dünya ekonomilerinin ciddi oranda küçüleceği uyarısında bulundu. Ünlü, “2050’de karbon nötr hedeflerini tutturmak istiyorsak, enerji verimliliğine öncelik vermeliyiz. Buradaki emisyon azaltımlarının yüzde 40’ının verimlilik kaynaklı olması gerektiği görülüyor. Neden enerji verimliliği? Birincisi küresel rekabet var. Küresel pazarda artık işletmelerin satış fiyatını belirlemesinden ziyade, müşteri ürünün fiyatını belirliyor. Dolayısıyla endüstriyel işletmelerin kar edebilmek için sürece tersinden bakması gerekiyor. Bu kapsamda da maliyetlerini kontrol altına almaları gerekiyor. Öte yandan kaynakların yetersizliği söz konusu. Doğal kaynaklarımız genelde fosil kaynaklı olduğu için emisyon oranları da artıyor. Dolayısıyla çevre, artık kurtarılması gereken bir yapıya dönüşüyor.” dedi.

Enerji verimliliği konusunda sanayiye büyük bir rol düştüğünü belirten Ünlü, “Türkiye’de kişi başına enerji tüketimi artıyor, nüfusu artıyor, dolayısıyla enerji talebi de artıyor. Türkiye enerjisinin yaklaşık yüzde 75’ini ithal ediyor. Öte yandan Türkiye’de enerji yoğun sanayi sektörleri bulunmakta. Toplama baktığımızda, enerji tüketiminin yaklaşık üçte biri sanayide, üçte biri konut ve ticari binalarda, kalan üçte biri de tarım ve ulaştırma gibi faaliyetlerde gerçekleşiyor. Bu doğrultuda sanayinin önemli bir rolü var çünkü burada yoğun bir enerji kullanımı söz konusu. Tüketimin 7/24 devam eden sürekliliği var. Sanayi sektörünün finansmana erişimi kolay. Kalifiye personel istihdamı var. Dolayısıyla analitik değerlendirme yapabiliyor. Dolayısıyla enerji verimliliği sektörünü yürüten, geliştiren, motive eden en önemli alan da sanayi olarak karşımıza çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

1 milyar dolarlık yatırımın yüzde 88’i enerji verimliliğine

Yatırımları öncesinde yaptıkları değerlendirme sürecine dair bilgi veren TSKB Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hepkaya, “Enerji verimliliği sağlayacak yatırımlarda öncelikle nihai tüketicide enerji verimliliği kıstaslarını inceliyoruz. Bunun için de ekonomik fizibilite ve enerji verimliliği modellemesi rica ediyoruz. Eğer bunu temin edebilecek bir altyapısı yoksa danışmanlık hizmetlerimiz kapsamında kendilerine destek oluyoruz. Projenin ek sera gazı emisyonu yaratmaması, hatta azaltması bir diğer önemli kriter. Minimum enerji tüketiminin birim üretim başına en az yüzde 25 seviyesinde olmasına da özen gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hepkaya, “Şimdiye kadar enerji ve kaynak verimliliği özelinde toplam 155 projeyi finanse ettik. Yaklaşık 1 milyar dolar finansman sağladık. Hammadde geri kazanımı, karbondioksit azaltımı, enerji tasarrufu, su tasarrufu, atık tasarrufu olarak finanse ettiğimiz projeleri takip etmekteyiz ve bunları fon sağlayıcılarımıza da raporlamaktayız. 1 milyar dolarlık finansmanın yaklaşık yüzde 88’i enerji verimliliği projelerinden oluşmakta. Bu projeler ağırlıklı olarak atık ısıdan enerji üretimi, buhar türbini yatırımı, kojenerasyon yatırımından oluşuyor. Öte yandan kaynak verimliliği yatırımlarımızda ise atık su arıtma ve geri kazanımı, hammadde geri kazanımı, üretim tesisi modernizasyonu ön plana çıkıyor.” dedi.

Enerji verimliliği yatırımlarında yeni bir bakış açısı gerekli

Türkiye’nin enerji alanında sahip olduğu potansiyelin çok altında kaldığını belirten Kıdemli Sürdürülebilir Enerji Finansmanı Danışmanı ve Yeşil Yakalı Kadınlar Derneği Kurucu Üyesi Seyran Hatipoğlu, “Enerjide dışa bağımlılık yüzdeliğimiz istediğimiz noktada değil. Her sene verilerin yatay durumda olması, potansiyelimizin çok altında kaldığımızı gösteriyor. Ancak diğer taraftan da kamu yetkililerinin, bakanlıkların verdikleri destekler, çok dinamik bir şekilde piyasanın önünü açabilir nitelikte. Aynı zamanda finans kurumlarımızın yeşil finansman odağında hareket etmeye başlamaları da çok değerli. Ancak yeşil ve yenilenebilir kaynaklara yatırım yapacak yatırımcılarımızın öncesinde tesislerinde etüt yaptırıp, enerji verimliliği yatırımlarına öncelik verip, daha sonra kalan ihtiyaçlar için yenilenebilir kaynaklara yönelecek şekilde yol haritalarını tasarlamaları çok önemli. Bu sayede hem onlar için maliyeti daha düşük olur hem de süreç çok daha kolay ilerler.” dedi.

Enerji verimliliğinde yatırımların artması için finans sektörünün bakış açısını değiştirmesinin önemine değinen Hatipoğlu, “Finans kurumlarımızın son üç, dört yıl içerisindeki gayretleri umut veriyor. Ancak enerji verimliliği yatırımları maliyeti düşük, getirisi yüksek ve geri ödemesi kısa olmasına rağmen hala finans kurumlarında klasik bir değerlendirme süreci kapsamında ele alınıyor. Oysa yapılacak yatırım çok kısa bir süre içerisinde kendisini karşılayacak. Finans kuruluşlarının bu alanda yapılan yatırımlara normal krediye yaklaşır gibi yaklaşması bir sorun oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.